|
Etiketler: Adem Güneş | Annelik | Annelik Sanatı | çocuk terbiyesi
Geçen hafta elimden düşürmediğim ve anneliğimin son bir yılını yaşanmamış saymak istediğim (kızıma olan davranışlarım için) ama yine de “zararın neresinden dönsek kârdır” gözüyle baktığım bir kitap oldu Annelik Sanatı. Pedagog Adem Güneş, anneliğin önündeki engelleri ve çocuğu nasıl tanıyacağımızı anlatıyor. Aile içindeki rol karmaşasına ve çocuk terbiyesinde yapılan yanlışlara dikkat çekiyor. Kitabını mutlaka okuyun derim ancak kısa notlar vermeden de edemeyeceğim.
- Çocuk terbiyesinin en önemli faktörlerinden biri annenin kendi içine doğru derinleşmiş ve kendisi ile tanışmış olmasıdır.
- Birçok anne, sırtında taşıdığı yüklerin verdiği sıkıntıdan dolayı çocuğuna karşı hoşgörüsüz davranmaktadır. (28 madde puanlanarak annenin üzerindeki yükler hesaplanıyor.)
- Babanın duygusal olarak annenin yanında bulunması bir anne için oldukça önemlidir.
- Çocuk terbiyesinin en önemli unsuru yaşama sevincidir.
- Hayatı olduğu gibi kabul etmek, annenin yaşam sevincini arttırır.
- Bir anneye yapılacak en büyük eziyet, ona annelik statüsünün verilmemiş olmasıdır. (Özellikle geniş ailelerde, annenin sözü geçmiyorsa)
- Çocukluk yıllarında şiddet görerek yetişmiş anneler, maalesef kendi çocuklarına karşı şiddet uygulamaktadır. Çünkü şiddet , psikolojik bulaşıcılık taşır. (Şiddetin fiziki ya da psikolojik olması fark etmiyormuş, çocuğun ruhunda iz bırakıyormuş.)
- Annelik, zayıf refleksle yapılabilecek bir görev değildir.
- Çocuk terbiyesinin üç önemli unsuru var: Annenin bilinçlenmesi, çocuğun tanınması ve çocuk terbiyesinde kullanılan metotların doğru olması.
- Anne açken, uykusuzken, evde düzen yokken ve hareketsiz bir yaşam sürüyorsa çocuğa karşı tahammül gücü daha zayıfmış.
- Çocuklarına tarafsız bir gözle bakamayan anne, çocuklarını tanıyamaz.
- Hayvan cezayla, insan vicdanla terbiye olur. (En etkilendiğim cümle bu oldu)
- Hayvan terbiye eder gibi insan terbiye etme usulleri uygulanan evin içinde gün boyunca anne yorgun ve çaresiz, çocuk hırçın ve arsız olur.
- Anne çocuğunun ruhen sağlıklı olmasını istiyorsa onun içinden gelen öğrenme isteğinin önüne geçmemelidir. (Özellikle 0-4 yaş)
- Bir annenin ilk 4 yılda bebeğini terk etmemesi gerekir.
- “Yapma” ikazı çocuğa bir şeylerin yolda gitmediğini gösterir.
- Bir annenin en korktuğu şey, “söz dinlemeyen çocuk”tur.
- Çocuk terbiyesinde ana unsur, çocukla çatışmadan çocuk terbiyesidir.
- Çocuk, yaşam kurallarını hissederek öğrenmelidir.
- Hiçbir çocuk kendisinin bir konuya ikna edilmesinden hoşlanmaz.
- Annelik ve sevgi hiçbir şarta bağlanmamalı, çocuklardan beklenilen davranışlar hiçbir şarta bağlanarak istenmemelidir. (Bu konuda da kendimi gözden geçirmeye başladım)
- Çocuk, kardeşleri varsa sosyal hayatta kendisini güçlü hisseder.
- Anne, çocuğun sorduğu sorunun cevabını bilmiyorsa cevabı biliyormuş gibi yapmamalı.
- Anne, çocuğun hata yapmasına fırsat verebilecek olgunluğa sahip olmalı.
- Ergen çocuk, anne babasıyla anlaşamaz değil de genelde anne babalar, ergen çocuklarıyla anlaşamazlar.
- Baba olmadan annenin annelik yapması zordur! (Çok doğru, şapka çıkarıyorum bu söze)
- Çocuk babadan kaçtığında, anne sevgi dolu kucağını açmalıdır. (Biz aynı tarafta yer alıyor ve çocuğu karşımıza alıyormuşuz istemeden.)
- Ailenin her hafta günü ve saati belli olan bir günde toplantı yapmaları öneriliyor. Bu istişare masası herkesin kendi değerini en iyi gördüğü yer olmalıdır. (Bunu denedik, işe yaradı bakalım. 4 yaşındaki kızım bu toplantıda kardeşini ve anneannesini üzmeyeceğini kendi içinden gelerek söyledi)
- Çocuklar, anne babalarının değil, kendi hayallerini gerçekleştirmeye çalışırken daha mutludurlar.
www.cocukdayaparimkariyerde.com, 3 Ocak 2012
|
Bu yazıya 0 Yorum yapıldı.