Akne ve başetmenin yolları |
| Pazartesi, 26 Mayıs 2008 12:12 |
|
Cildimizin altında bulunan ve salgıladıkları yağ ile cildimizi koruyan çok küçük bezler vardır. Akne, cildin altındaki küçük yağ bezlerinin (sebase bezler), artan hormonların etkisi ile aşırı çalışmasından ortaya çıkar. Hormonlar bu sebase bezlerin büyümesine de neden olurlar. Hormonların etkisindeki sebase bezler daha koyu kıvamda salgı yapmaya başlarlar ve bu salgılar da daha düşük bir hız ile salgılanır. Bu yavaşlama ve kıvamdaki artış, ciltteki deliklerin tıkanmasına neden olabilir. Tıkanan deliğin arkasında kalan yağ üretimi burda birikecek ve aknenin oluşmasına neden olacaktır. Yüz bölgesi, boyun ve bazı durumlarda da göğüs, sırt, omuz ve kolların üst kısımlarında oluşabilir. Gençlerde sıkça görülür. Ancak bu sorun herhangi bir yaş grubuna özel değildir: 40'lı yaşlarda olan ergin kişilerde de akne problemi yaşanabilir. Hayati bir önemi olmamasına karşın bu sorunu yaşayanlar için çok can sıkıcı ve görüntü olarak kötüdür. Yoğun akne ciddi ve kalıcı cilt izlerine neden olabilir. İşte bu sıkıntılı durumla baş etmek veya kurtulmak için yapılması gerekenler... Çeşitleri Lezyon Cilt hücrelerinin hastalık veya yaralanma sonucu fiziksel değişime uğramalarına lezyon adı verilir. Harici (akne, cilt kanseri, bıçak kesiği vb.) veya dahili (iç organlarda görülenleri) olarak ayrılırlar. Yani akne lezyonu denildiğinde yağ bezlerindeki bir düzensizlikten kaynaklanan ciltteki fiziksel değişimden bahsedildiği anlaşılır. Akne lezyonlarının ciddiyeti 'comedon' denen siyah ve beyaz noktalardan nodül ve kistlere kadar değişir. Siyah ve beyaz noktalar Bunlar yağ foliküllerinin içindeki ölü hücreler, minik kıllar ve bazen bakterilerle tıkanmış yağ dokularıdır. Görüntüleri nedeniyle "siyah veya beyaz noktalar" olarak adlandırılırlar. Steril ortamda bir cilt uzmanı tarafından yapılmadıkça sıkılmamalıdırlar. Çünkü çok çabuk mikrop kapıp daha büyük sorunlara sebep olabilirler. Papule Cildin üzerinde hafifçe yükselti oluşturan küçük (5 mm veya daha ufak) ve sert lezyonlardır. Bazıları gözle görülmeyecek kadar minik olmasına rağmen dokunulunca pürüzlü bir his verir. Sivilce Kubbe şeklinde, cerahatli (beyaz kan hücreleri, ölü cilt hücreleri ve bakteri içerir) ve hassas bir lezyon türüdür. Genellikle merkezinde bir kıl bulunur. Gelişerek kist halini almadıkça bu tür sivilceler genellikle iz bırakmazlar. Yaraizi İyileşen bir akne lezyonunun geçici olarak bıraktığı kırmızımsı lekedir. Yassı ve genellikle pembemsi kırmızıdır. Geçmesi günler, bazen haftalar alır. Kist İçlerinde beyaz kan hücreleri, ölü hücreler ve bakteriler gibi sıvı veya yarı sıvı maddeler bulunduran kesemsi lezyonlardır. Sivilceden büyük ve iltihaplıdırlar. Cildin alt tabakalarına kadar yoğun etkileri vardır, ağrı verebilirler ve çoğunlukla iz bırakırlar. Kimler etkilenir? Irk ve etnik kökeni ne olursa olsun, 12 ile 17 yaş arası insanların yüzde 100'üne yakını akneden hafif ya da yoğun bir şekilde etkilenir. Bunların büyük çoğunluğu reçetesiz satılan ürünler kullanarak bu sorunlarıyla baş eder. Ancak bazıları için akne daha ciddi bir sorundur. Ergenliğini yaşamakta olan gençlerin yaklaşık yüzde 40'ı doktora baş vuracak derecede sorun yaşar.Genel olarak akne 10-13 yaşlar arasında başlar ve 5-10 yıl kadar sürer. Yirmili yaşların başında kendi kendine geçer. Genelin dışındaysa akne probleminin 30'lu hatta 40'lı yaşlarda devam ettiği, hatta o yaşlarda ortaya çıktığı da olabilir. Genç erkekleri ve genç kadınları aynı oranda etkilese de bazı farklılıklar vardır: erkeklerin yaşadığı akne problemi daha yoğun olabilir. Buna karşın bir uzmana baş vurma yüzdesi genç kadınlarda daha fazladır. Genç kadınların yaşadığı akne problemi aybaşı dönemlerinde yaşadıkları hormonal değişikliklere bağlı da olur. Bunun dışında kadınların yaşayabileceği bir diğer akne problemi de kozmetik ürünlerinden kaynaklanandır. Kozmetik ürünler akneye neden olabilir. Bazı cilt ve saç bakım ürünleri ciltte sivilcelenmeye neden olabilir. Akne genellikle ürünün kullanılmasından birkaç gün sonra ortaya çıkar. Büyük kozmetik firmalarının çıkardığı çoğu kozmetik ürünün üzerinde "noncomedogenic" (sivilcelenmeye neden olmayacak) ibaresi bulunmasına rağmen, akne problemi olan kişilerin bu ürünleri dikkatle kullanması gerekir: Akne problemi olmuş veya olan kişiler ürünleri yalnızca kendileri kullanmalı, paylaşmamalıdır.Kullanılan ürün sivilcelenmeye neden olmayan ürünlerden seçilmelidir. Kozmetik ürünleri temizlenirken yumuşak temizleme ürünleri veya saf sabun ve su kullanılmalıdır. Kozmetik ürünü kullanıldıktan sonra sivilce oluştuysa ürünün kullanımına derhal son verilmelidir. Günümüzde birçok kişi "doğal", "bitkisel" veya "organik" olarak etiketlenmiş ürünlerin kullanımını tercih etmektedir. Akne problemi olan kişilerin bu ürünleri de dikkatle kullanması tavsiye edilir. Herhangi bir ürünün kullanımı sonrasında ciltte kuruluk, pullanma, kaşınma veya iltihaplanma oluşuyorsa, ürünün kullanımına son verilmelidir. Akne tedavisi Akne tedavisinin amacı akne lezyonlarını yok etmek ve yenilerin oluşumunu önlemektir. Aknenin oluşumuna göre farklı tedavi yöntemleri vardır: Sebum üretiminin azaltılması Bir tür bakteri olan P. Aknenin azaltılması Cilt hücrelerinin dökülmesinin normale döndürülmesi Farklı sebepleri tedavi etmek için bazen iki ya da daha çok akne ürünü kullanılabilir. Ancak bunu yaparken mutlaka dermatoloğa danışılmalıdır. Kullanılan tedavi yöntemi ne olursa olsun dermatolog tarafından aksi söylenmedikçe uyulması gereken kurallar vardır: Akne sıkılmamalı, kurcalanmamalıdır. Bunun yapılması aknenin dağılmasına ve cildin diğer bölgelerine yayılmasına neden olur. Yüzün günde en az iki defa saf sabun ve suyla hafifçe temizlenmesi ve iyice kurutulması lazımdır. Ovuşturma cildinizi tahriş ederek aknenin daha kötü bir hal almasına neden olur. Akneye neden olmayacak kozmetik ürünler kullanılmalıdır. Kullanılan akne ürünlerinin cilde işlemesi için gerekli olan zaman unutulmamalıdır. Dermatolog veya eczacıya ürünün nasıl ve ne süreyle kullanılması gerektiği mutlaka sorulmalıdır.Bazı akne tedavi ürünleri cildin güneş ışığı ve ultra viyole ışınlarına karşı duyarlılığı artırabilir. Güneşten korunmalı ve tedavi boyunca solaryumlardan uzak durulmalıdır.
|

Bu yazıya 0 Yorum yapıldı.