Aktif Ziyaretçiler

Şu anda 156 konuk çevrimiçi
Banner Campaign

Siteiçi Arama

Başarı Hikayeleri Tweetleri

  • Yektasirin (Yekta Şirin)

    Bu dili farklı alanlarda kullanan ve basarı elde edenlerle bu dili ogrenemeyenlerin başarısızlığına şahit oluyoruz

    by Yektasirin (Yekta Şirin) about a minute ago

  • Sema_Simsek (Sema_SİMSEK)

    RT @asim_yildirim: Fenerbahçe Kulübü, 2012 yılının ilk 5 ayında toplam 27 şampiyonluk kazandı. Büyük başarı... Hem de çok zor geçen bir yıla rağmen.

    by Sema_Simsek (Sema_SİMSEK) about a minute ago

  • Baris_Kalay (Baris Kalay)

    RT @Eren_yerLi: CemaatFenerbahçeyi ele geçirmedi,Cemaat Galatasarayı ele geçirdi; ama başarı için Fenerbahçe'yi yok etmesi gerektiğini farketti

    by Baris_Kalay (Baris Kalay) about a minute ago

  • Eren_7 (Eren Can Engintepe)

    RT @deniztakn: Cemaat Fenerbahçe'yi ele geçirmedi, Cemaat Galatasaray'ı ele geçirdi; ama başarı için Fenerbahçe'yi yok etmesi gerektiğini fark etti

    by Eren_7 (Eren Can Engintepe) about a minute ago

  • hyrttnsahin (Hayrettin Şahin)

    RT @deniztakn: Cemaat Fenerbahçe'yi ele geçirmedi, Cemaat Galatasaray'ı ele geçirdi; ama başarı için Fenerbahçe'yi yok etmesi gerektiğini fark etti.

    by hyrttnsahin (Hayrettin Şahin) 2 minutes ago

  • ilkerfbi (ilkerfbi)

    RT @deniztakn: Cemaat Fenerbahçe'yi ele geçirmedi, Cemaat Galatasaray'ı ele geçirdi; ama başarı için Fenerbahçe'yi yok etmesi gerektiğini fark etti

    by ilkerfbi (ilkerfbi) 3 minutes ago

  • maxxro1 (maxxro)

    RT @deniztakn: Cemaat Fenerbahçe'yi ele geçirmedi, Cemaat Galatasaray'ı ele geçirdi; ama başarı için Fenerbahçe'yi yok etmesi gerektiğini fark etti

    by maxxro1 (maxxro) 3 minutes ago

  • OmrYLDIZ (ömer yıldız)

    RT @asim_yildirim: Fenerbahçe Kulübü, 2012 yılının ilk 5 ayında toplam 27 şampiyonluk kazandı. Büyük başarı... Hem de çok zor geçen bir yıla rağmen.

    by OmrYLDIZ (ömer yıldız) 3 minutes ago

  • Eren_yerLi (erenyerli)

    CemaatFenerbahçeyi ele geçirmedi,Cemaat Galatasarayı ele geçirdi; ama başarı için Fenerbahçe'yi yok etmesi gerektiğini farketti

    by Eren_yerLi (erenyerli) 4 minutes ago

  • Eren_yerLi (erenyerli)

    @Fenerbros CemaatFenerbahçeyi ele geçirmedi,Cemaat Galatasarayı ele geçirdi; ama başarı için Fenerbahçe'yi yok etmesi gerektiğini farketti

    by Eren_yerLi (erenyerli) 4 minutes ago

Sanayinin 'ağır' ablası

0 kişi tarafından değerlendirildi.
Salı, 10 Mart 2009 10:34

Kayserili girişimci Zuhal Gözüküçük’ün hikâyesi, azmin elinden hiçbir şeyin kurtulamayacağının canlı ispatı âdeta. 47’sinde ikinci üniversiteyi bitirerek vefat eden eşinin işlerini devralan Zuhal Hanım, artık ihracat yapan bir iş kadını.

Zuhal Gözüküçük, makine sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin sahibi. Kayseri’nin ilk iş kadınlarından. Genç bir mühendis olarak, 1975’te çalışmak için geldiği Kayseri’de evlenen Gözüküçük, devlet memurluğundan emekli olmasına rağmen, eşinin ölümünden sonra aile işletmesini devam ettirmiş ve hiç bilmediği bir alanda kendini kanıtlamış bir isim. Zuhal Hanım’ın öyküsü bugün Kayseri’nin genç girişimcilerine ve iş hayatına atılmak isteyen genç kadınlara örnek gösteriliyor.

Zuhal Gözüküçük’ün asıl mesleği ziraat mühendisliği. 1975 yılında bir meyve suyu fabrikasında çalışmak için gelir Kayseri’ye. Kısa süre içinde de Kayserili bir iş adamı ile hayatını birleştirir. İki oğlu dünyaya geldikten sonra Tarım Bakanlığı’nda işe başlar. 1979’da girdiği bakanlıktan, 1997’de eşinin hastalılığı sebebiyle emekli olur. Aynı yıl eşini kaybeden Zuhal Hanım, “Rahmetli eşimin işini kapattık, çünkü bana göre bir iş değildi. Oğullarım daha okuyordu. Kim çalıştıracak, ben anlamıyorum.” diye anlatıyor o dönemi. Gözüküçük Makine’nin kapatılmasıyla müşteriler elde kalan tezgâhları satın almak için Zuhal Hanım’ın kapısını aşındırmaya başlamıştır artık. Tezgâhları elden çıkarmak üzereyken kayınpederi kendisine gelir ve “Oğlumun iş yerinin kapalı olması çok zoruma gidiyor.” sözleriyle ondan bu işi sürdürmesini ister. Ancak bu istek dışında bir destek alamaz kayınpederinden. Buna rağmen işi sürdürmesi için böyle bir kıvılcıma ihtiyacı olduğunu vurguluyor.

Burası kuaför değil!

Hemen işe koyulan Zuhal Hanım, uzun yıllar eşiyle çalışan ustalarını geri çağırarak kolları sıvar. Tek bir çalışan da olsa atölyenin kapısı açılmıştır tekrar. Aslında o dönem girişimciliğe ihtiyacı da yoktur. Eşinden kalanlar dışında emekli maaşı da vardır; ancak idealizm peşini bırakmaz ve işe koyulur. İlk zamanlar kolay olmaz elbette. İşe gelip gittiğinde ustanın sürekli soba başında oturduğunu görür. İşten anlamadığı için ona bir şey de diyemez: “Usta oturuyordu ama maaşını düzenli alıyordu. Ben haftada bir gelip haftalığını verip dönüyordum. Müşterilerden gelen giden yok. İşin böyle yürümeyeceğini anladım ve işin başına geçmeye karar verdim.” Zuhal Hanım, işe eski müşterilerin listelerini çıkarmakla başlar. Eşinin iş yaptığı insanları tek tek arayarak, işin başına geçtiğini söyler ve onlardan destek ister. Bazılarından ciddi destek alırken, alaya alındığı da olur. Bu esnada yaşadığı bir olayı unutamıyor: “Bir üreticiyi aradım, sac malzeme üretiyordu. Benim de ihtiyacım olduğu için, sac istediğimi söyledim. Karşıdaki kişi bir bayanla bu tür konuları konuşmaya alışık olmadığından bana, ‘Hanımefendi burası kuaför değil, yanlış aradın’ dedi. Hâlâ o iş adamıyla bu diyaloğumuzu hatırlar ve güleriz.” Espri de olsa son derece moral bozucu bu yaklaşımın aksine işi yeniden kurarken, eşinin arkadaşlarından ve erkek meslektaşlarından her zaman destek aldığını vurguluyor. Azminin ve çalışmasının Kayseri sanayisinde büyük takdir topladığını söylüyor.

Başlangıçta yakın çevresi, eşinin ölümünden sonra onun çocuklarını da alarak memleketi Adapazarı’na döneceğini düşünmüş. Oysa Zuhal Hanım artık Kayseri’yi memleket bellemiş. “Bu şehrin ekmeğini yedim ve burada yaşamayı seviyorum.” diyor. Onun gözünde Kayseri Anadolu’nun en güvenli ve yaşaması en rahat şehirlerinden. İşte bu tavırlar ve yorumlar arasında atıldığı iş hayatında, uzmanlık alanı ziraat da olsa mühendis olmanın büyük avantajını görür. Okulda teknik resim okuduğundan, üreteceği makinelerin resimlerini çizdirir ve piyasa fiyatlarını öğrenmek amacıyla meslektaşlarını ziyaret eder, ilk iş olarak. Bunları kaça üretirsiniz dediğinde aldığı cevap, onu şaşırttığı kadar, cesaretlendirir de: “O işyerlerinin sahipleri, ‘Biz resimden anlamayız, sen bize numuneleri getir’ diye cevap verdi. Ben o zaman düşündüm ki, bu iş sanayide bile böyle el yordamıyla yapılıyorsa, ben kitabına uygun şekilde daha iyisini yaparım. Onlar kara düzen mantığıyla ve usta çırak ilişkisiyle yetişmiş ama işin tekniğini bilmiyorlar. Teknik resim okumayı bilmiyorlar. Ben bu açıdan sektörde büyük bir eksiklik gördüm.”

Zuhal Hanım, meslektaşlarında gördüğü eksiklikler yüzünden, bu işi daha iyi öğrenmeye ve tekrar üniversiteye girmeye karar verir. 47 yaşında, Erciyes Üniversitesi’nin iki yıllık makine bölümüne girer. İkinci öğretime yazılan Zuhal Hanım iki yıl boyunca iş çıkışı doğru okulun yolunu tutar. Sınıfa girdiği ilk gün öğrencilerin kendisini hoca zannettiklerini tebessümle hatırlıyor. Mezun olduktan sonra da üniversiteyle ilişkisini koparmayan Zuhal Hanım, kendi bölümünden gelen öğrencilerle yakından ilgileniyor.

120 metrekarelik bir atölyede, tek bir çalışanla yola çıkan Zuhal Gözüküçük, bugün 2300 metrekare kapalı alanda, 35 çalışanıyla ihracat yapan bir şirketin başında. Başta Kayseri Şeker Fabrikası olmak üzere il genelindeki firmalara makine yedek parçaları üreterek yola çıkan Gözüküçük Makine, Kayseri pazarı yeterli gelmeyince önce il dışına açılır. Vagon sanayi ve TÜBİTAK için üretim yapılır. Üniversiteyi bitiren oğlunu da yanına ortak alan Zuhal Hanım, artık Irak ve İtalya gibi ülkelere ihracat yapıyor. Ağırlık vagon parçaları üretiminde olmakla birlikte, İtalya için otomotiv parçaları üretimi gerçekleştiriliyor. Zuhal Hanım, “Kayseri’de iki tane bulunan 5 eksen CNC tezgâhından biri bizde. Her türlü parçayı üretebilecek kapasitemiz var ve siparişe göre çalışıyoruz.” diyor.

Küçük bir atölyeden çıkıp ihracatçı bir firmaya dönüşmenin, girişimci açısından zorlukları ve bedelleri de olur elbette. Zuhal Hanım bu süreci anlatırken, “İş yetiştirmek için sabaha kadar fabrikada işçinin başında beklediğimi bilirim. Ben ayrılsam işçi psikolojisi, işler yavaşlıyor. Kadın başıma onların başlında durdum.” diyor. Üniversite bitirmenin faydalarını da en fazla bu dönemde görmüş başarılı girişimci. Makine bölümünü bitirmeden önce yarım saatlik işi, yarım günde bitiren işçilerin; mezun olduktan sonra kendisini aldatma şanslarının kalmadığını belirtiyor. Sadece bu kadar da değil. Parçaları yanlış kesenlere de müdahale edebilecek, hatta işin doğrusunu öğretebilecek birikime sahip olduğunu vurguluyor. İşçilerin ise işi bilen patronu görünce daha dikkatli ve verimli çalıştıklarının da altını çiziyor.

İş hayatında Zuhal Hanım’ı en fazla kendi parasını kazanıp ayakları üzerinde durabilmek motive etmiş. Bir kadın için çok zor, hatta erkeklere bile zor gelebilecek bir sektör olsa da, makine işini çok seviyor. Başarılı girişimcinin ne kadar zor şartlar altında sektöre girdiğini görebilmek için aslında o dönemin Kayseri’sini de bilmek gerekiyor. Bundan 12 yıl önce Kayseri’de neredeyse hiç iş kadını yoktur. Bugünün ödüller alan başarılı iş kadınlarının büyük bölümü 2000 yılından sonra iş hayatına atılan isimler. Şimdi ise Zuhal Gözüküçük’ün de üye olduğu Kayseri Kadın Girişimciler Kurulu’nun 18 üyesi var. Kurul üyeleri, bir yandan birbirlerine destek olurken, diğer yandan kadın girişimcilerin sayısını artırmaya çalışıyor. Bu alandaki çalışmalarla kısa süre içinde Kayseri’deki kadın girişimci sayısının katlanacağını düşünüyor.

Kaynak: Aksiyon Dergisi

Powered by Web Agency
 

Bu yazıya 0 Yorum yapıldı.

Yorum yapmak ister misiniz?


    • >:o
    • :-[
    • :'(
    • :-(
    • :-D
    • :-*
    • :-)
    • :P
    • :\
    • 8-)
    • ;-)



    Yeni bir harf grubu için tıklayınız.