"Julie and Julia"nın azmi bizde var mı? |
e-Posta |
| Çarşamba, 24 Şubat 2010 23:48 |
![]() Fim izlemeyi sevdiğimi bilen eşim geçen akşam bana bir süpriz yaptı ve eve 3 DVD ile birlikte geldi. Filmlerden biri Avatar, ikincisi 2012, diğeri ise Julie and Julia idi. Benim ilk tercihim izlenme rekorları kıran Avatar idi ancak web günlüğü tutan biri olarak içerik itibariyle Julie and Julia daha sıcak geldi. 2009 yılının Ağustos ayında gösterime girdiğinde fırsat bulup izleyemediğim sonrasında ise unuttuğum bu filmi daha önce izlemediğim için pişmanlık duyduğumu belirtmeliyim. Eşinin işi dolayısıyla Fransa'ya yerleşen Julia Child (Meryl Streep), hem Fransa'yı tanımaya çalışmakta hem de Fransızca'sını geliştirmek için yemek kitaplarını karıştırmaktadır. Çünkü Julia yemek yapmaktan büyük haz almaktadır ve yaptığı yemekler herkes tarafından beğenilmektedir. Julia, boş vakitlerini değerlendirmek için önce şapka kursuna gider. Kurstan sıkılınca yeni bir arayışa girer. Eşinin de tavsiyesiyle yemek kursuna gider. Kurstaki tek kadındır ve ilk başlarda yadırganır. Ancak o kadar azimli ve çalışkandır ki.. Kısa sürede başarılı olur ve çevresinin de takdirini kazanır. Uzun uğraşlar sonunda da lezzetli yemeklerin tarifinin yer aldığı bir yemek kitabı hazırlar. Kitap, yemek bilmeyen Amerikalılara Fransız mutfağını pratik tariflerle ve fotoğraflarıyla anlatır. Sohbet tarzında, özel bilgilere ve denenmiş tariflere yer verilerek yazılan bu kitap, yarım yüzyıl sonrasında da etkisini gösterecektir. ![]() Annesinin "Julia Child" kitabındaki tariflerle büyüyen Juile Powell (Amy Adams), bir sigorta şirketinin çağrı merkezinde çalışmaktadır. Gün boyunca müşterilerden gelen şikayet telefonlarına bakan Julie, onların dertlerine üzülen, onlara yardım etmeye çalışan biridir. Ancak patronuna göre kariyer vaat etmeyen bir pozisyondadır. Julie, zengin ve başarılı arkadaşları arasında da dışlanan biri olarak görülmektedir. Yazdığı bir kitabı ise bastıracak yayıncı bulamamıştır. Queens’de oldukça mütevazi bir hayat süren ve hayatının monotonluğundan sıkılan Julie, yarım bırakmayacağı bir projeye imza atmak ister. Eşi, yemekleri çok lezzetli olduğu için ona bir yemek blogu tutmasını söyler. Blog, sade bir yemek blogu olmayacaktır. 1949'larda kitap yazan ve çok ünlü olan Julia'nın 524 tarifini 365 günde yaparak ve yorumlarını katarak yazma projesine başlar. Annesinden ödünç aldığı "Julia Child" imzalı yemek kitabı onun kısa süre içinde en iyi dostu olur. Annesi bile ilk başlarda Julie'yi bu fikrinden caydırmaya çalışır. Fakat muvaffak olamaz. Julie için bloguna gelen bir yorum bile çok önemlidir. (Hangi blog yazarı için önemli olmaz ki!) Zamanla blog takipçilerinden ve hayranlarından eve konserve kutuları ve hediyeler de gelmeye başlar. Bu süreçte Julie, hem yemek yapmayı öğrenir hem de cesaretini kazanır. Binbir zahmetle, uykusuz gecelerle, yanan yemeklerle geçen bir yılın ardından Julie, emeğinin sonucunu fazlasıyla alır. Projeye kendini kaptıran Julie, eşini ihmal etmekte ve blog hayranlarına daha çok ilgi göstermektedir. Bir gün eşiyle tartışırlar ve yuvasının bir anda yıkılabileceği gerçeğiyle yüzleşir, zararın başından döner. Projeyi tamamlanmaya yakın ünlü New York Times gazetesinde röportajı yayınlanır. Tanınan ve sevilen biri olmanın yanında pek çok iş teklifi alır. Julia yani Meryl Streep'in oyunculuğu insana enerji veriyor. Samimiyetiyle, neşesiyle, yemek yapmayı sevdiren, aynı zamanda kıskandıran bir oyunculuk sergilemiş. Eski mutfakları ve mutfak eşyalarını görmek, eski zamanların Fransa'sında dolaşmak oldukça keyifli. Zaman zaman hayatımızda karşılaştığımız kıskançlıklar, çekememezlikler, bir şeye azmetmek ve mükafatını fazlasıyla almak da güzel işlenmiş. Filmin eksikliği de yok değil. İki hayatın benzerliklerle birlikte sunulması ilk etapta olayların anı zamanda geçtiği hissini veriyor. Filmin ortalarına doğru bu ayrım ortaya çıkıyor. Hikaye kısmındaki boşluklar sayılmazsa seyredilmeyi hak eden bir film. ![]() Film bittikten sonra beni etkileyen sahnelerden de söz etmek istiyorum. Birincisi Julia'nın kardeşinin hamile olduğunu öğrendiğinde çok sevinmesi ve kendisinin bir bebek sahibi olamadığı için ağlaması.. Birkaç saniyelik bu bölüm zihnimde yer etmiş, çok gerçekçi ve dramatik geldi bana.. Diğeri yayınevinin Julia'nın tariflerini yayınlamak için gönderdiği avans sahnesi.. 'Emek varsa başarı da var' duygusunu kalbe getiriyor. Filmdeki bir diğer nokta ise eşlerin yardımseverliği.. "Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır" sözünden hareketle "Her başarılı kadının arkasında da bir erkek vardır" diye düşünüyorum. Bir işe başlarken adım atma konusundaki cesaretsizlik ya da ne yapacağını bilmemezlik noktasında yapıcı ve yol gösterici olmak çok önemli. Ve bir diğer nokta, eğer gerçekten isteniyorsa ve gayret sarfediliyorsa Allah da bu emeği zayi etmiyor, mükafatını veriyor. ![]() Meryl Streep, Oskar ödüllü bir oyuncu. Amy Adams da ona güzel eşlik etmiş. Özellikle tereyağı, yumurta ve istakoz sahneleri çok etkileyici. Yaşanmış bir olaydan yola çıkan ve bu sayede daha çok ilgi çeken filmin senaryosunda Nora Ephron ve filmde adı geçen Julie Powell'ın emeği var. Yönetmen ise Nora Ephron. Film sonrası Julia Child'ın gerçek hikayesinin böyle bir filme dönüştürüldüğünü ve Child'ın fotoğrafına bakınca Meryl Streep'e ne çok benzediği sonucuyla karşılaştığımızı söylemeliyim. Filmin kahramanı Julia Child, "Mastering the art of French cooking" adlı bir eser yazmış ve ünümüzün Oktay Usta'sı Oktay Aymelek gibi tv programları yapmış. Peki soruyorum Julie ve Julia'daki azim bizde de var mı? www.cocukdayaparimkariyerde.com, 25 Şubat 2010 |





yiğit bu yorumu yaptı
Perşembe, 25 Mart 2010