Esra Erol’dan mutsuz evlilik yapan kadınların hikayesi : Kara Duvak |
| Pazartesi, 21 Kasım 2011 11:11 |
|
Evlilik programı denince akla gelen ilk isim Esra Erol. Çiçeği burnunda anne olan Esra Erol, şu sıralar herşeyi bir kenara bırakıp sosyal sorumluluk projelerine adamış kendini. Depremzedeler için pansiyonunu kullanıma açan başarılı sunucu, Kara Duvak adlı yeni kitabıyla da Umut Evi projesini hayata geçirmeyi planlıyor. Adadaki pansiyonunuzu depremzedelere açacağınızı söylemiştiniz. Bu fikir nasıl ortaya çıktı, şu an itibarıyla durum ne? Deprem olduğu gün sıcacık evimde, İdris Ali kucağımda oynuyordum. İnsanları soğukta evsiz görünce sahip olduklarıma şükrettim. Eşimin adada bir pansiyonu var, burayı depremzedelerin kullanımına açabilir miyiz diye düşündüm. O da olumlu cevap verdi. Okan Bayülgen arayıp, "Ahmet Tezcan'ın da seninkine benzer fikirleri var, bunu projeye dönüştürmeye çalışıyor." dedi. Ben de insanları harekete geçirecek bir medya kişisi olarak projeye dâhil oldum ve programımda 3 gün boyunca anonslar yaparak "Evim Evindir" kampanyasına destek verdim. Binlerce başvuru aldık. Evlerini paylaşmak isteyenler isimlerini yazdırdı. Ben de bu listeleri Okan Bayülgen, Ahmet Tezcan ve Van milletvekiline ulaştırdım. Başvuru yapacak aileleri bekledik. Ancak çok da başvuru gelmedi. Sanırım insanlar evlerini ocaklarını bırakmak istemiyordu. Pansiyonda ise dört aile kalıyor şu an itibarıyla. Ailelerin kimlikleri gizli mi tutuluyor? Bu konu oldukça hassas. Huzurları ve deprem psikolojisini kolay atlatabilmeleri için kimliklerini gizli tutuyoruz. Birkaç kanal röportaj yapmak istedi, izin vermedik. Fotoğrafları bile paylaşılmadı. "Bir iyilik yaptı, insanların gözüne sokuyor" algısı oluşsun istemedim. Binlerce insan arayıp evlerini paylaşmak istedi dediniz. Canlı yayınlara katılıp yardım ettiğini söyleyen insanların, sonrasında telefonlarını açmadığı söyleniyor. Siz bu listelerden geri dönüşler alabildiniz mi? Okan Bayülgen bu konuyla ilgili çok güzel bir şey söyledi. Üzücü bir olay yaşandığında toplum olarak duygularımız kabarıyor ve altından kalkamayacağımız sözler verebiliyoruz. Aradan biraz zaman geçtiğinde ise pişman olunabiliyor. Ancak benim elime geçen listeleri ekip arkadaşlarım birkaç kez arayıp teyitler aldı. "Bize kayıt yaptırdınız emin misiniz?" şeklinde. Evlere yerleşen aileler arasında çatışmalar çıkar kaygısı yaşadınız mı hiç? Evet, işte bu yüzden biz yaşadığı evi paylaşmak isteyen insanlara boşta duran ikinci bir evi ya da yazlıkları varsa onları paylaşmalarını tavsiye ettik. Çünkü ev ev üstüne olmayacağını biliyorduk. İnsan yeri geliyor annesi, babasıyla anlaşamıyor. Kaldı ki birbirini hiç tanımayan insanlar bunlar. Yeni kitabınızda erken yaşta zorla evlendirilen kadınların hikâyesinden bahsediyorsunuz. Bu hikâyeleri yazarken programınıza katılan kadınlardan mı beslendiniz? Evet. Çünkü ben programa katılan insanların hikâyelerini dinliyorum. Hayatlarını araştırıyorum. Yani aslında onların evlilikle ilgili beklentilerini dinlerken geçmişleriyle alakalı sorular da soruyorum. Eğer ikinci evliliğini yapacaksa bundan önceki evliliklerini neden bitirdiği ya da sürdüremediğini soruyorum. Yazma fikri nasıl ortaya çıktı, biri mi tavsiye etti? Hayır, zaten kadına şiddet ve kadın mağduriyetine nasıl dikkat çekebilirim diye hep düşünüyordum. Elimde çok ciddi kaynak vardı. Programa katılan otuz kadınla tek tek konuştuk. Çoğu ya küçük yaşta zorla evlendirilmiş ya da eşinden şiddet görmüş kadınlardı. Yaptıkları hataları, nasıl evlendiklerini, neler yaşadıklarını yeni hayatlarına nereden başlayacaklarını sordum. Televizyon ekranlarında konuyu bir yere kadar deşebiliyorsunuz. Ben de beni derinden etkileyen hikâyeleri bir araya topladım ve kitaplaştırdım. Benimle hiç tereddüt etmeden hikâyeleri paylaşan bayanlara destekleri için çok teşekkür ediyorum. Kitabın tüm geliri Umut evleri projesinde kullanılacakmış. Proje nedir? Umut evi projesi, eşiyle sorunları olan ve bu sorunları tek başına çözemeyen kadınlara psikolojik destek vermeyi amaçlıyor. Her bir Umut evinde psikolog, pedagog ve avukatlar olacak. Her biri kendi alanıyla kadınlara gönüllü olarak yardımda bulunacak. Öncelikle her şehirde pilot bölgeler belirlenecek. Türkiye'nin her yerine yaymayı düşünüyoruz Umut evlerini. Her kitap birilerinin umudu olsun diyerek kitabı 10 TL'den satışa sunduk. Daha fazla kitlelere ulaşalım istedik. Kitabınızın ismi Kara Duvak, nasıl ortaya çıktı bu isim? Ekip arkadaşlarımla birlikte karar verdik isme. Kitapta hikâyeleri geçen kadınlardan yola çıktık isim ararken. Çünkü aslında hepsinin hayali beyaz gelinlik giymek, telli duvaklı gelin olmaktı. Ancak bu zorla ve istemediği kişilerle olduğu için o duvak beyaz olma özelliğini yitirmiş onlar için. "Kabak hep benim başıma patlıyor" Bülent Arınç evlilik programları için "midem bulandırıyor" söyleminde bulunmuştu. Bunu duymak zorunuza gitti mi? Evet tabi, duyduğumda çok üzüldüm. Evlilik programı benimle popüler hale geldiği için diğer programlarda yaşanan tüm olumsuz olaylar benim başıma patlıyor. İzleyiciler seviyesiz bir olayın farklı bir programda yaşandığını bilmesine rağmen faturayı bana mal ediyor. Bu durum beni çok rahatsız ediyor. Hatta bu olayı eleştirmek için mailler atıyorlar bana. Çünkü evlilik programı denince akıllara gelen isim Esra Erol oluyor. Evlilik koşulları arasında enteresan talepleri olanlara nasıl davranıyorsunuz? Kimileri 'Ortaköy'de kat, İzmir'de yat istiyorum.' diyor. Dalga geçiyorum bu insanlarla. 'Karşılığında sen ne vereceksin?' diyorum. İstemek dünyanın en yüzsüzce, en arsızca şeyi bence. "Oğlum benim programımda evlense mutlu olurdum" Oğlunuzun sizin programınızda evlenmesini ister misiniz? (Gülüyor) Tabii neden olmasın. Çok mutlu olurum. Ama o zamana kadar ben yaşlanmış olurum. Program da yayından kalkmış olur. Annem bana tahammül edemiyor İnsanlar ailemin programımı seyrettiğini düşünüyor. Oysa annem, programıma tahammül edemiyor. Bana bugün programını seyrettim şunlar oldu diyor. Oysa olaylar başka bir programda yaşanmış haberi yok. Not: Yazı Zaman Cumaertesi ekinden alınmıştır.
|

ARDA bu yorumu yaptı
Perşembe, 05 Ocak 2012
idil ayça bu yorumu yaptı
Perşembe, 05 Ocak 2012