Aktif Ziyaretçiler

Şu anda 78 konuk çevrimiçi
Banner Campaign

Siteiçi Arama

Kadın Yazarlar Tweetleri

Canan Tan, Piraye ve gelenekler

0 kişi tarafından değerlendirildi.
Çarşamba, 25 Ocak 2012 11:42

Etiketler: Canan Tan | Piraye

Piraye, Canan Tan, Altın KitaplarCanan Tan’ın kitaplarını ilk defa eşimin liseye giden yeğeninin odasında gördüm. Konuşmaktan çok dinlemeyi, gözlem yapmayı seven bir genç kızı daha yakından tanımak için daha iyi bir yol düşünemezdim. Güzel bir genç kız resmi olan, kırmızı tonların üzerinde altın yaldızla Piraye yazılmış kitabını aldım. Bir dahaki görüşmede “Okudun mu?” diye sorulunca kitabın hemen okunması gerektiğinin farkına vardım.

Önce kitapta beni nelerin rahatsız ettiğini, sonra da güzel bulduğum yanları yazacağım. Kitabı okurken beni kasan ve rahatsız eden şu kelimeler oldu, nedeni çok ama çok kullanılmasıydı: “ayrımında, ayrımsıyor, beynimin kıvrımları..” Kelimeden öte rahatsız eden şey ise içki mevzuu. İçkinin normal karşılanması, rakının milli içeceğimiz olarak lanse edilmesi ve içki sofraları.. İçkinin zararlarını aıp dökmeye sayfalar yetmez, ancak romanda içki özendirilmiş maalesef..

Piraye romanın güzelliklerine gelince.. Bu roman Piraye’den başka birçok kadını, kendine has özellikleriyle anlatıyor. Hatice, Esin, Lamia Hanım, Ayişe Bibi, Şehriban.. Özellikleri anlamanız için size bırakıyorum.

Nazım Hikmet’i çok seven babası ablasına Hatice, kendisine de Piraye ismini veriyor. Hatice Piraye ismindeki sevgiliden hareketle.. Özgürlük deyip duran Piraye, tiyatroyu çok istemesine rağmen babasının işini yapmak üzere, diş doktorluğu okuyor. Herkesin çok beğendiği, evlenmek istediği Piraye ise yine diş doktorluğu okuyan Diyarbakırlı Çermik aşiretinin oğlu olan Haşim’e gönlünü kaptırıyor. Gönlünü kaptırmak tam yerinde bir kullanım değil aslında, denemeye karar veriyor Piraye..

Büyük bir aileye gelin gidiyor gitmesine ama eşinin sözünün çok geçmediği ya da eşinin aile büyükleri yanında sessiz kaldığı bu evde çok da mutlu olamıyor. Zamanla eşinin muayenehanesinde çalışmaya başlıyor. Erkek bir hastayı tedavi ederken maske takmayınca, olan oluyor ve eşinin yanlış anlaması sonucu ilk tokadını yiyor İstanbullu Piraye. İstanbul’a dönmeyi kafasına koysa da barışıyorlar Haşim ile.

Haşim Ağa’nın hatasını anlaması, bin pişman olması sonucu eşini affeden Piraye, kısırlık korkusu yaşamasının hemen akabinde hamile olduğunu öğrenince ayrı eve taşınıyorlar. Kendine ait bir evin olması ile rahatlayan Piraye, yakın zamanda kızı Dicle’yi kollarına alıyor.

Geleneklere dair bir iki not düşmek gerek burada:

  • Düğünde gelin için testi kırmak: gelinin ayağı uğurlu gelsin diye, bolluk ve bereket için. (Bu adet İç Anadolu’da gelinin kötü kuylarının kırılması için kullanılır. Testi yerine günümüzde bardak kırılıyor galiba. Benim düğünümde öyle olmuştu.)
  • Gelinin yedisi: Bazı bölgelerde gelin duvağı de denilen bir adet. Bir nevi ikinci düğün. Gerdeğin üzerinden geçen 7. gün ya da gelinin yüz akıyla çıkmasının kutlanması. Gelinliği giymek adetmiş.
  • Bebeğin kız-erkek olduğu nasıl anlaşılır? Çocuk erkeğe benzeyince i, iki kaşının arasında leke olunca mı?
  • Tatlı aşerince oğlan, ekşi aşerince kız mı?
  • Eksik etek denilen kız bebek erken, oğlan geç mi doğar? (Benim tam tersi olmuştu. Kızım 40 hafta 10 günlük, oğlum da 40 hafta dolmasına 2 gün kala doğdu)
  • Çocuğun göbeği düşmesi için: alkol mü, kavle telvesi mi?
  • Çocuğun gazı için hügar: (emziği batırıp ağzına vereceksin) (Nebat şekeri,zencefil,karanfil, anason.. havanda dövülür. İnce tülbentten elenerek bebeğin ağzına verilecek hale getirilirmiş)
  • Bebeğin kırklanması: (Bebek 40 günlük olunca bebek yıkanır, suyun içine altın yüzük, iğne, süzgeç ve taşlar konur. Annede bu sudan dökünür ve yıkandıktan sonra lohusalığı biter.)
  • Diş hediği diğer adıyla diş bulguru: Bebeğin ilk dişini çıkarması akrabalara hedik dağıtılarak, tören gibi kutlanıyor.) Kekik yapraklarıyla pişirilen tuzlu hedik (bulgur), tatlı hedik aşureyi çağrıştırıyor. Ama kuru. Kaynamış buğday tanelerine toz şeker serpilerek, meyve kuruları ve cevizle zenginleştirilmiş.) Bolluk ve bereketin simgesi buğday taneleri bebeğin başına dökülürmüş. Bakır sini içinde makas, ayna, kalem, kitap.. Bebek makası alırsa terzi, ayna alırsa güzelliğine düşkün, kitap ya da kalemi alırsa okumuş bir kız olurmuş)

Piraye kitabında yemek kitaplarını aratmayacak kadar yemek tarifi, gezi yazılarını aratmayacak kadar da mekan tasvir ediliyor. Bu yönüyle kitabı çok beğendiğimi söylemeliyim.

Kitapta ilk defa duyduğum bir tabir daha var: Kız kısırı. Anne olan bir kadının bir daha çocuk sahibi olamayacağını ifade ediyor. İkinci çocuğuna bir türlü hamile kalamayan ve hamile kalamayacağı anlaşılan Piraye’ye, kayınvalidesi kız kısırı olduğunu ve bir daha çocuğu olamayacağını söylüyor ve hemen yeni gelin yani kuma araştırmalarına başlıyor..

Bu olaydan sonra kitabın tüm güzelliği kayboluyor. Ard arda fenalıklar yaşanıyor ve Türk filmlerini aratmayan olaylar başlıyor. Şöyle ki: Piraye’nin babası beyin kanaması geçiriyor ve felç kalıyor. Haşim Ağa bu arada Piraye’nin üzerine kuma getiriyor. Babasının durumundan dolayı Diyarbakır’da kızı Dicle ve Şehriban ile kalmaya devam eden Piraye, boşanmak için beklemeyi tercih ediyor ve tabi Haşim’den ayrı yaşıyor. Haşim’in sakat bir kız çocuğu oluyor. Haşim’in annesi Lamia Hanım’ın sadece çocuk doğurmak için seçtiği kadınla bir türlü uyuşamayan Haşim, Piraye’nin babasının ölümünden sonra soluğu yine Piraye’nin kapısında alıyor. İstanbul’da küçük bir operasyonla tedavi olan Piraye, Haşim ve kızıyla tatile çıkıyor. Tekrar hamile kalıyor ancak Haşim’e söylemiyor ve İstanbul’a temelli taşınıyor. Babasının işlerini devralıyor. Eşinden boşanan ve iş kuran ablası gibi güçlü ve dimdik duran Piraye, yuvasını tekrar birleştirmek isteyen Haşim’e boşanacağını, erkek beklediği çocuunğa ise babasının ismini vereceğini söylüyor. Haşim de Diyarbakır’a giderek intihar denilebilecek bir olayda yaşamını yitiriyor. Çocuğun ismi ise Haşim olarak değişiyor.

Hikaye burada bitiyor. Kültür çatışmasına ayak uyduran ama kumaya dayanamayan, kızından güç alan Piraye’nin tersine silinip giden bir Haşim çıkıyor ortaya. Hikayenin dramatik sonu için öldürülüyor Haşim.

www.cocukdayaparimkariyerde.com, 25 Ocak 2012

 

 

Powered by Web Agency
 

Bu yazıya 0 Yorum yapıldı.

Yorum yapmak ister misiniz?


    • >:o
    • :-[
    • :'(
    • :-(
    • :-D
    • :-*
    • :-)
    • :P
    • :\
    • 8-)
    • ;-)



    Yeni bir harf grubu için tıklayınız.