Anne Kaz: "Çocuklarımla beraber büyüdüm" |
| Pazar, 22 Şubat 2009 22:56 |
|
Hayriye Hanım, kendisini 'İnternet kullanmayı seven bir anne' olarak tanımlıyor. Ama biz onu anlatmak için 1978 yılına gidiyoruz. Terzi bir baba ve annenin ilk çocuğu olarak Ankara'da dünyaya gelmiş Hayriye Hanım. İlkokulu bitirdikten sonra hemşire okuluna gitmek istemiş. Ancak aile mesleği terzilik olunca kız meslek lisesi giyim bölümüne yazılmış. İstemeyerek gittiği okulda eğitim hayatı uzun sürmemiş. Bir yıl sonra okulunu bırakmış. İstediği liseye de gidemeyen Hayriye, 15 yaşında evde kalmaya karar vermiş. Bu arada talipleri de boş durmamış. Uzaktan akrabalarından bir gençle söz, nişan derken 15 yaşının sonunda evlenmiş olarak bulmuş kendisini.
2003 yılında internetle tanışan Hayriye Hanım, bu koca okyanusta rotasız yapılamayacağını düşünmüş. Uzun süre blog ve forumları okuyucu olarak takip ettikten sonra 'söyleyecek sözlerim var' dediğinde http://www.annekaz.com/ adresinde blog yazmaya başlamış. İçinden ne geliyorsa, nasıl geliyorsa öyle yazmış. Kendi yazılarını görmek hoşuna gitmiş ve internette amaçsız, boş boş gezinmesini de bu sayede önlemiş. El yordamıyla, deneye yanıla öğrenerek yazdıklarını fotoğraflamaya, görüntülemeye de başlamış. Samimiyeti ve içtenliği de insanlarda karşılık bulmuş. Eşi ve çocukları da desteklemiş. "5 kişi aynı anda online olunca inanamıyordum. Şimdi 93'lere çıktı sanırım." diyen Anne Kaz, çok okunayım diye başlamadığını söylüyor.
"Şimdi çok rahat olduğuma bakmayın" diyen Hayriye Hanım, editör olmadan önce klavye başında az gözyaşı dökmemiş. Bir arkadaşının kendisine 'boş durma' diyerek yerel bir internet sitesinde iş bulduğunu anlatan Hayriye Hanım, iki sene hiç para almadan çalışmış ve burada 'habere nerden bakmalı, insanlar ne okur neler okumaz, habere başlık eklenir' gibi konuları öğrenmiş. Sonra internetin en büyüğü sayılan bir haber sitesinde stajyer olarak ayda 200 liraya çalışmış. Ev hanımıyken de boş durmayan, devamlı birşeyler üretmeye çalışan Hayriye Hanım'ın, şimdiki işinde döktüğü alınterinin izleri var. Anne Kaz'ın sitesinde yemek tarifleri, güzel, basit ve farklı el işleri, pratik bilgiler, gündelik yaşamdan kesitler var. Takip ettikçe sizi de içine çekiyor konuşmalar..
Anne Kaz 'ı tanımadan önce onun 45 yaşlarında görmüş, geçirmiş becerikli bir hanım olarak düşünmüştüm. Hayata çocuk denecek yaşta atıldığını düşünemediğimden genç yaşının dışında pek de yanıldım sayılmaz. Rahat, soğukkanlı, inatçı, göründüğü gibi olmayı seven ve saatlerce sohbet edebilen biri Anne Kaz ve iyi bir insan. "Geriye dönüp baktığımda kendimi tanıyamıyorum" diyen Anne Kaz, zaman içinde değiştiğini düşünüyor. Anne Kaz, stresli olduğu zamanlarda 'stres topu'olarak kardeşine gittiğini ve sıkıntılarından kurtulduğunu belirtiyor. 15 yaşında ilk hamileliğini yaşayan Anne Kaz, 9 aylık süre içerisinde kendisine çok iyi bakmış. Yemediği sebzeleri yeyip, tek tük içtiği sigarayı tamamen bırakmış. Keçi sütleri içtip, balıklar yeyip, aylık muyanelerimi hiç aksatmamış ve kitaplara iyi para akıtmış. :)Sancılar tutup da hastaneye gidince doktor özel ihtimam göstermiş, ailesi de endişe etmekten en sonunda vazgeçmiş. Hamile kaldığında 42 kilo iken doğuma 12 kilo fazlasıyla, 54 kilo ile giden Anne Kaz, çok sağlıklı ve güzel bir bebek dünyaya getirmiş. Bebeğe Kaan, ismi verilmiş. Bebeğini büyütürken hep tek başınaymış. Kendi yıkamış, giydirmiş ve ilgilenmiş. "4- 5 saat uyuyan bir bebekti. Bazen korkup nefes alıyor mu acaba? diye sık sık kontrol ettiğimi hatırlıyorum" diyen Anne Kaz, şöyle devam ediyor: "Çocuklarımın hepsi böyleydi. Hani derler ya 'Allah dağına göre kar verir' diye. Aynen öyle.."
Doğumdan hemen sonra bebeğini göğsünün üzerine koyduklarını anlatan Anne Kaz, "İşte o an, 'Karnımda büyüyen şey sen miydin?' diyerek gözyaşlarını tutamamış. Bu duygunun tarifini yapamayan Anne Kaz, yaş kaç olursa olsun bu hislerin değişmediği fikrinde. "Doğumdan sonra bir kaç saat sanki gözümün önünde puslu bir gözlük vardı" diyen Anne Kaz, bebeğin yüzünü bile göremediğini söylüyor.
Çalışmanın sadece para kazanmak, istediğini almak, giymek, gezmek, yemek ve içmekten ibaret olmadığının altını çizen Anne Kaz, "Çocukların gözünde, kendi ailenizin gözünde bile farklısınız. Artık bir şeylerin parçası olmak, yaptığınız işleri görmek, takdir edilmek bir yerlere davet edilmek, tabiki tuzu biberi.." şeklinde konuşuyor. Anneliğin, kariyeri etkilediğini de düşünen Anne Kaz, "Bana işimde daha insancıl olmayı, halden anlamayı sağladı" diyor.
www.cocukdayaparimkariyerde.com, 23 Şubat 2009 Not: Bu röportajı kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
|
Çizmeden bozma bir evde yaşar Anne Kaz ve yavruları. Anne Kaz, yavrularına ve diğer hayvanların yavrularına masallar anlatır. Bu masalın kahramanına göre çizmeden bozma ev; değişimi ve becerikliliği, çocuklarına masal anlatan Anne Kaz da 'iyi anne'yi temsil eder. Kimden mi bahsediyorum?
Hayata, daha çocuk denecek yaşta atılan Hayriye Hanım, sokakta ip atlarken annesinin ona sözlüsünün gelişini haber verdiğini hatırlıyor. Ailesinin nasihatlarına rağmen evlenmiş. 9 ay sonra da ilk çocuğu Kaan'ı kucağına almış. Pek çok şeyi evlendikten sonra öğrenmiş, yemek yapmayı bile. Eşi evde olduğu zamanlarda hep yardımcı olmuş. Derken Kaan'dan 3 yıl sonra Melike'yi, 2 yıl sonra da Elifnur'u dünyaya getirmiş. Çocukları büyütürken zaman çabucak akıp geçmiş. Çocukları ona sabırlı olmayı, beklemeyi ve paniğe kapılmamayı öğretmiş. "Çocuklarımla beraber büyüdüm" diyen Hayriye Hanım, çocuklarıyla boya yapan, kağıt katlayan, oyun hamurundan kurabiyeler yapan, koridorda yaptıkları resimleri sergileyen bir anne olmuş. Eğitimini yarıda bırakması içinde ukte olarak kalmış. "Hemşire ya da doktor olabilseydim eminim çok başarılı olurdum" diyen Hayriye Hanım, kendini çokça kitap okuyarak geliştirmiş.
Anne Kaz
Ev hanımıyken, makinada örgü örüp satmış, sipariş almış. Ayağında kızını sallerken yaka dikmiş, işleme yapmış. "Benim çocuklarım hiç nazlı büyümediler" diyen Hayriye Hanım, çok çalıştığını ve bu işleri yaparken hep evde olduğunu belirtiyor. Şimdiye kadar 'iyi ki yapmışım' ya da 'keşke yapmasaydım' dediğiniz oldu mu diye soruyoruz Hayriye Hanım'a. O da samimiyetiyle cevap veriyor: "İyi ki evlenmişim, iyi ki çocuklarım olmuş .. iyi ki klavye başında ağlayarak 'ben yapamayacağım çok yorucu' diye yazdığım maili göndermemişim.. "
Uzun süre ev hanımlığı yaptıktan sonra iş hayatına atılmak için cesaret ve kendine güven gerekli. Başaranları ise takdir etmek tabii ki. Çalışma hayatı ona zor yüzünü gösterse de caymamış Anne Kaz. Hem aile bütçesine katkı sağlamak hem de kendi ruh sağlını korumak ve çocuklarına örnek olmak adına önemsiyor çalışmayı. "Çocuklar sıfırdan başladığımı biliyor" diyen Hayriye Hanım, sadece erkeğin çalışmasını haksızlık gibi görüyor. Bu yüke ortak olmaya 'varım' deyişi bundan. "Sabah işe giden, akşam gelen birisi olmadım. Hep evdeydim." diyen Hayriye Hanım, işe başladığında çocukların çok küçük olmadığını, gündüz eşi evde olduğunda da işleri bölüşerek vakitten kazandıklarını anlatıyor.
Anne Kaz'ın annelere mesajı şöyle:
Bu yazıya 0 Yorum yapıldı.