Aktif Ziyaretçiler

Şu anda 82 konuk çevrimiçi
Banner Campaign

Siteiçi Arama

Röportaj Tweetleri

Hayallerini 'renkli tasarımlar'ıyla gerçekleştiriyor

27 kişi tarafından değerlendirildi.
Cumartesi, 12 Eylül 2009 01:38

Sema Aksu MeydancıBeyaz bir çalışma masası üzerinde renkli kumaşlar, yerde beyaz bir halı, üzerinde ise sarı saçlı, tombul bir erkek çocuğu.. Elinde oyuncakları, annesine bakıyor.. Kendisine gülümsemeyle bakan annesini gördükten sonra oyununa devam ediyor.. Tasvir ettiğim bu ânı yıllar önce gören ve bir anlam veremeyen Sema Aksu Meydancı, bu silik hatıranın gerçeğe dönüştüğünü anlatıyor. Renkli kumaşlarla adeta sanat eseri ortaya çıkaran bir tasarımcıyı daha yakından tanımak isterseniz bu röportajımız tam size göre. Renkler dediysem, tasarım dediysem dahası da var. Sema Hanımefendiyle yolumuz Caferağa Medresesi'nde kesişti. Sohbetin içine edebiyat da girdi, sinema da, ev de, iş de, çocuk da.. Ramazan ayıydı, hastalıktı derken röportajı yayınlamam gecikti. Buradan hoşgörüsü, anlayışı ve sabrı için Sema Hanım'a teşekkür ediyor ve özrü bir borç biliyorum.

Eski İstanbul'un meyve bahçeli ve geniş evlerinde kendi oyuncağını kendi yapan, hayal gücünde sınır tanımayan ve zoru başarmaya odaklanan küçük bir kız, önce iş dünyasında kabiliyetini kanıtladı. Sonra çalışmaktan yoruldu, durdu ve kalemini konuşturdu.. Şimdi ise öykü ve hikayelerini kumaşlar ve makas aracılığıyla söyletiyor. Tabi her ürünün farklı bir hikayesi var. Kalbe öyle gelen ve dokunulmayan..

Çalışan bir annenin ikinci çocuğudur Sema. Eski İstanbul'un geniş ve bahçeli bir evinde hayvan sevgisinden ve ağaçların gölgesinden mahrum kalmadan güzel bir çocukluk geçirir. Kendisinden bir yaş büyük ablasıyla kağıttan bebekler çizip, onları giydirir, kendi oyuncaklarını üretirler. Belki de bu sebeple daha küçük yaşta sorumluluk alan ve enerjisini birşeyler üretmeye harcayan çalışan anne çocuklarının kendilerini çok daha iyi geliştirdiğini düşünüyor.

Okuldaki etkinliklerde olduğu kadar haşarılıklarda da en önde olan Sema, bu halin anneliğine kadar devam ettiğini söylüyor. Lisedeyken sınav kağıtlarına resim çizdiği için defalara ceza aldığını da, puanı kıymetli olan edebiyat hocasından 'anne' konulu kompozisyonuyla 100 aldığını da unutamıyor. Mücadeleci ve haksızlığa boyun eğmeyen bir tabiatı olduğu için ailesi onun avukat olacağını düşünse de o, çok küçük bir puanla kaçırdığı kimya mühendisliğinden sonra tercihini moda tasarımından yana kullanmış. Bilinçli bir tercih değilmiş ama çizim becerisi sayesinde bu işin üstesinden gelebilmiş. Daha üniversitenin ilk yıllarında erkek giyiminin öncülerinden Damat'ta Tween markasının ilk tasarımcılarından biri olmuş. Mithat Colection ve İGS gibi Türk moda sektöründe tasarımcı olarak çalışmış.

'Küçüklüğünde kız çocuklarına kıyafet çizerken, neden erkek tasarımı?' soruma aldığım cevap bir o kadar mutlu ediyor beni: "Kadınların alanı çok geniş olduğu için erkek  giyiminde farklı birşeyler ortaya koyabilmek için zorlanmanız gerekiyor. O da kalite ile belli oluyor. Malzemenin yanında dikim kalitesi de önem taşıyor."

Sema Aksu MeydancıHayallerimin peşinden her zaman gittim

Tween'in ilk defilesini ve hazırlıklarını unutamayan Sema Hanım, tiyatro ve dizi çalışmalarında da bulunmuş. Girişimden geri durmayan Sema Hanım, 20'li yaşlarda bir arkadaşıyla birlikte Marka Uno'yu kurmuş. Ancak kriz nedeniyle şirketi kapatmak zorunda kalmışlar.

2000 yılında mutlu bir evlilik yapan Sema Hanım, yaklaşık 6 sene sonra işinden ayrılmış.  "İşe giderken ayaklarım geri geri gidiyordu. Kendimi oraya ait hissetmiyordum. 13 sene bu son için hazırlamışım kendimi.." diyor. Mesleğini sevdiğini ve heryerde yapabileceğini düşünen Sema Hanım, işten ayrıldıktan sonra ne bir kumaş, ne de iğne iplik görmemiş. İşte o zaman eline kalemi alıp yazmaya başlamış..

Bu sürede Meydancı ailesi güzel bir bebek beklemektedir.. Hamileliği boyunca Barış Tuna ismini verdiği oğluyla konuşarak ve ona müzik dinleterek geçiren Sema Hanım, çok rahat bir hamilelik yaşar. Son aylara doğru da merak bir hayli artar. Bebeğini bir an önce kucağına almak ister Sema Hanım. Ancak 9 ayı beklemek zorunda kalır :) İlk karşılaşma ânı ise Sema Hanım'ın hayal dünyası kadar orjinal olur: "Kanatlı bir meleğin, melek yavrusu ile odaya girdiğini gördüm." İlk söz, "Hoşgeldin oğlum! Seni çok uzun zaman bekledim." Gözlerinden yaşlar da dökülünce "Böyle güzel bir âna gözyaşı yakışmıyor" diyerek gözyaşlarını tutmaya çalışır.

"Her kadın anne olmak mecburiyetinde değil" diyen Sema Hanım, "Ama ben anne olmalıymışım. İyi bir tecrübem varmış." diyor. Sezaryenin ağrılarından kurtulur kurtulmaz bebeğiyle birlikte vakit geçirmeye başlayan Sema Hanım, alışverişe, kitap almaya, parka hep bebeğiyle birlikte gider. Bebeğini onu hiçbir zaman işlerine engel olarak görmez. Onunla her zaman sohbet eder ve bildiklerini anlatmaya devam eder.

"Barış bana dinlemeyi öğretti" diyen Sema Hanım, "Hareketinden ne yapmayı istediğini anlıyorum ama ona kendisini ifade etmesiiçin şans veriyorum. Şunu mu, bunu mu istersin diye sormuyorum" şeklinde konuşuyor. Barış ile arabaları konuşturup kitap okuduklarını anlatan Sema Hanım, "Hayal dünyamı geliştiriyor. Oyunlardan sıkıldıkça sürekli yeni şeyler üretmek zorunda kalıyorum" diyor. Sema Aksu Meydancı

Barış'ı büyürken izlemek istediğini ifade eden Sema Hanım, yanlışların doğruya döneceğinin de altını çizerek oğlunun anne babasının arkasında olacağından emin olmasını diliyor. Anne babasının ablasına ve kendisine küçük yaşlarda bile olgun bir birey gibi davrandığını,  en küçük bir kararı dahi danışıp dikkate aldığını anlatan Sema Hanım, kendisinin de bu davranış biçimini benimsediğini dile getiriyor. Ancak çocukların otoriteye ihtiyaç duyduğunu da ekliyor.

Barış, 2 yaşına gelince kendisini iyi hissettiği, arkadaşlık kurabildiği bir kreşe haftada 3 yarım gün gitmeye başlamış. Bu sayede hem Barış mutlu olmuş hem de annesi. Kendisine ayırdığı sürenin arttığını belirten Sema Hanım,  "Birbirimizi özler olduk. Akşam da yaptıklarımızı paylaşıyoruz" diyor. Çocuğu yuvaya verirken, okulun ve çocuğun rahat etmesinin önemli olduğunu belirten Sema Hanım, bunun yanında annenin de kararlı olması gerektiğini vurguluyor.

"Çocuklar ürettiği sürece daha çabuk olgunlaşıyor" diyen Sema Hanım, çocuğuna oyuncak almamak için kendisini frenlediğini ancak çevrenin 'mahalle baskısı' yüzünden bu konuda zorlandığını anlatıyor. Haklı da.. Çevremize baktığımızda evinde onarca oyuncağı olduğu halde oynamayan yüzlerce, belki de binlerce çocuk var.

Sema Hanım, çocuğunun olumlu hallerine sevindiği gibi olumsuz hallerine de seviniyor. Sebebine gelince, yanlışların da düzeltilebileceğine inanıyor. "Her kadın anne olmaya mecbur değil. Ama karar verildiyse fedakarlık gerektiğini bilmek gerekir" diyen Sema Hanım, annelik sayesinde kendi sınırlarını keşfettiğini söylüyor. Kariyer konusunda ise biraysel gelişim ve üretimin önemli olduğunu vurguluyor.

Sema Aksu Meydancıİşten uzak kaldığı sürede bebeğine dair düşen notlar, zamanla yerini öykülere bırakmış. Bazen geveze kalem oluvermiş bazen de öykü atölyesi çalışanı.. Edebiyata duyduğu ilgi onun daha çok düşünmesine ve hayal dünyasının kapılarının aralanmasına olanak sağlamış. İçini yakan ve yoğun duygular yaşatan edebiyat ona, Uçan Süpürge Film Festivali Kısa Film Senaryo Yarışması'nda derece,  Buket Uzuner ve İnci Aral'ın da jüride bulunduğu Özgür Pencere Edebiyat ve Sanat Derneği'nin 'Kadın' konulu öykü yarışmasında 1.'lik ödülü ve Cojep International'ın düzenlediği öykü yarışmasında yine 1.'lik ödülü getirir. Yazarlarla atölye çalışmaları yapma imkanı bulur.

Hayatında ilk defa rahatsızlığı sebebiyle ölümle yüz yüze gelen Sema Hanım, edebiyatı öykü kitaplarıyla tanınan bir yayınevinden kitabı çıkmadan ölmek istemeyecek kadar önemser ve sever.

Birgün kaleme 'dur!' der ve yerine makas gelir. Öyküler bu sefer kelimelerle sınırlı değildir. Hayatına dair kritik yaptığında anlıyor ki yaşamından izler taşımayan tasarımlarla uğraşmak  - onun tabiriyle - tüketmiş pilini. Artık yeniden üretiyor, her tasarım kendisinden izler taşıyan bir öyküyü anlatıyor şimdi. "Her biri -tıpkı yaşama bakışım gibi- rengârenk..." diyor.

Önce hediye olarak verilir tasarımlar. İstek yoğun olunca akan suyun önünde durulmaz olur ve su akıp yatağını bulur. Sema Hanım, severek, zevkle yaptığı, pozitif duygularını kattığı tasarımlarını renklitasarimlarda ve pasajda insanlarla paylaşır. Çok da beğenilir. Step Colection da bu ürünleri satmak ister ve yeni bir işbirliği oluşur. Kemer, çanta, mutfak servisi, yastık, bluz olarak başlanan tasarımlara yenileri eklenir hep. "Farklı alanlarda da üretmek istiyorum" diyen Sema Hanım, "Organizasyona yöneleceğim. Hayat arkadan itekleyince durmanın anlamı yok" diyor ve uygun bir dükkan arayışına olduklarını aktarıyor.

Sema Aksu MeydancıRenksiz bir hayat düşünemiyorum

Renkli bir obje yüzünüzü gülümsetir mi ya da sizi canlandırır mı? Renkleri, motive edici, dinlendirici, huzur veren halleriyle tanıdınız mı hiç?  Farklı malzemeleri bir araya getirip, rengârenk tasarımlar yapan Sema Hanım, bu sayede dünyasının daha da renklendiğini düşünüyor. "Çalıştığım iş yerlerinde masada renkli bir obje bulundururdum. Kahve fincanı, kalem gibi.. Hayatımda renk olmamasını düşünemiyorum. Tasarım yaparken de kendimi sonsuz mutlu hissediyorum." diyor. Her tasarımı farklı âlemlerden, hayallerden besleniyor. Bazen bir okyanus oluveriyor bazen de uzaya giden bir yolcu.. İlhamını bekleyen bir yazar, bir tasarımcı o. Her tasarımını özenle ve pozitif enerjisini vererek yapıyor. İstiyor ki içindeki mutluluk bir çanta ya da bir yastık ile başka insanlara da ulaşsın, onları da mutlu etsin.

Sema Aksu Meydancı'nın bazı tasarımları:

renkli tasarimlar

renkli tasarimlar - göç

renkli tasarimlar

renkli tasarimlar

renkli tasarimlar

renkli tasarimlar

renki tasarimlar - bayram şekeri

renkli tasarimlar

www.cocukdayaparimkariyerde.com, 13 Ekim 2009

 

 

 

 


 

 

Powered by Web Agency
 

Bu yazıya 4 Yorum yapıldı.

Feed
  1. Çok güzel olur Leyya Hanımcığım.. Güzel buluşmalara vesile olmak da öyle :))
  2. zevkle okudum röportajı.sema hanımı tebrik ediyorum hem özgün hem güzel olan çalışmalarından dolayı.veee site yönetiminden rica ediyorum, ilerde bir gün çocukta yaparım kariyerde.com şemsiyesi altında tasarımcılar buluşması düzenleyelim:))nasıl?
  3. Eline kalemi aldığında da, makası aldığında da harikalar yaratan bir insanı tanımaktan çok mutluyum.
    İnanıyorum ki sen çok daha fazlasını başaracaksın.
    Sevgiler..
    Dilek
  4. sema'nın geç de olsa bir parçası olmak beni gururlandırıyor. güzel sözlerin her birini fazlasıyla hakediyorsun arkadaşım, başarı grafiğinin yükselişini izlemekten büyük keyif alıyorum, ve tabii ki seni seviyorum...
    ebru

Yorum yapmak ister misiniz?


    • >:o
    • :-[
    • :'(
    • :-(
    • :-D
    • :-*
    • :-)
    • :P
    • :\
    • 8-)
    • ;-)



    Yeni bir harf grubu için tıklayınız.