Aktif Ziyaretçiler

Şu anda 102 konuk çevrimiçi
Banner Campaign

Siteiçi Arama

Röportaj Tweetleri

Bebeğini baby sling ile taşıdı, girişimci anne oldu

10 kişi tarafından değerlendirildi.
Çarşamba, 23 Kasım 2011 13:30

Etiketler: baby sling | girişimci anne | Hülya Cinsçiçekçi | sanalbebekmagazasi

Bebeğinin doğumu ile hayatı değişen, kendini girişimci bulan kadınların sayısı giderek artıyor. Problemlerle karşılaşan, çözüm üreten anneler bazı yeniliklere, moda akımlarına da öncülük ediyor. Bu sayede çoğu annenin ortak derdi de bitiyor. Bebeğini baby sling ile taşıyan Hülya Cinsçiçekçi de yurtdışından yüksek fiyatlarla getirilen baby slingleri yurtiçinde daha ucuza yaptırarak satmaya başlamış. 2 yıl önce baby sling odaklı kurduğu e-ticaret sitesi sanalbebekmagazasi’nda 60 çeşit ürün satıyor.

Baby slinglerle adını duyuran, birçok anneye girişimiyle örnek olan ve oğlu Tuna’yı kendi elleriyle büyüten, eski gazeteci yeni tüccar annemiz Hülya Cinsçiçekçi’yi daha yakından tanımaya ne dersiniz?

Karlı mı bilinmez ama 1978 yılının Aralık ayında dünyaya gelmiş Hülya Hanım. Çok yetenekli grafiker bir abinin küçük kız kardeşi olarak büyümüş. İlk ve orta okulu, liseyi Antalya'da, üniversiteyi İstanbul’da okumuş. Gazetecilik eğitiminin ardından Kanal D ve Atv’de dış haberler servislerinde çalışan Hülya Hanım, medya sektörüne veda etmiş ve evlenmiş. Evliliğinin 4. yılında aileye oğlu Tuna katılmış.

Günümüzde “gelecek internette” sloganına alışmış olsak da belli bir alanda karar vermek ve yola çıkmak kolay olmuyor. Hülya Hanım’ın baby sling hikayesini merak ediyoruz. E-ticaret fikrinin kendisini korkutup korkutmadığını.. “Kendim bu ürünlerin zaten kullancısıydım ve bir sürü anneyi sling kullanmaya teşvik etmiştim.” diye başlıyor söze ve devam ediyor:. “Herkes yurtdışından sipariş ediyordu. Ben de en azından kendi çevreme bunları yapıp satabilirim diye düşünürken başladı.” Eşinin en başından beri kendisini desteklediğini de dile getiren Hülya Hanım, “Ama o bile işlerimi bu derece büyütüp kurumsallaşacağımı tahmin etmediği itiraf etti.” diyor başarmış olmanın mutluluğuyla.

İşim ikinci bebeğim gibi

İşini ikinci bebeği gibi görüyor Hülya Hanım. “Gece oğlum uyanırsa yanına gidersem muhakkak cepten maillerimi kontrol edip yatıyorum. Ben uyurken sipariş gelmişse, tekrar uykuya dalana dek o siparişi zihnimde hazırlayıp kargoluyorum hatta :)” diyor. Sanalbebekmagazasi’nda sayısı artmakla birlikte 60’tan fazla ürün çeşidi var. Slingler ve diğer bebek taşıyıcıları ön planda olmakla birlikte emzirme ürünleri, çantalar, organik bebek kozmetikleri ve çocuk giysileri satıyor.

E-ticaret sayesinde çok sayıda anne dostum oldu

E-ticaret sayesinde çok sayıda anne ile iletişime geçen Hülya Hanım, sosyal hayatının da bu sayede hareketlendiğini, çok sayıda dost kazandığını da belirtiyor.  Müşteri memnuniyetini soruyoruz, yüzde 90’ın üzerinde olması bizleri de sevindiriyor . “Ayda en fazla 2-3 iade alıyorum. Onlarda da temel sorun ürünün kalitesinden ziyade bebeğin slingi kabullenememesi, annenin fiziki şartları (bel ağrısı, sırt ağrısı) gibi sebepler. Fiyatlarımı uygun tutmaya çalışıyorum ki geniş bir kitleye hitap edebileyim. Bugün 50 TL'nin altında kanguru almak imkansızken bende 35 TL'ye bile sling var.” diyor Hülya Hanım.

Nasıl bir anne peki Hülya Hanım? Annelik onu nasıl etkilemiş? Anne olduktan sonra  çok değişmiş, bambaşka biri olmuş kendi tabiriyle. “Kimseyi umursamamaya, iyice bildiğimi okumaya başladım. Her konuda bu böyle oldu. Daha radikal bir insan oldum. İnsani değerlerim hep önemliydi, daha da önemli hale geldi.” diyor.

"Annelik, çok eşsiz, çok kıymetli, çok emek istiyor ama buna değiyor”

Anneliği kelimelerle anlatmanın mümkün olmadığını söylüyor. Ama anneliğin yüceliğini ve güzelliği hakkında bir iki söz söylemeden de edemiyor: “İnsan anne olunca her konuda sınırlarını ölçüyor. Birini ne kadar sevebilirsin? sorusunun yanıtının "sonsuz" olduğunu öğreniyorsunuz. Birine daha önce hiç tatmadığı bir yemeği  anlatmak gibi. Tarif etsen de yaşamadan anlaşılamayacak bir duygu. Çok eşsiz, çok kıymetli, çok emek istiyor ama buna değiyor.”

Blogunun ismi gibi Hülya’nın Tuna’sı  3,5 yaşında. Annesinin elinde büyüyen Tuna, önümüzdeki ay kreşe başlayacakmış.  İkisi için de yeni bir dönem başlayacak haliyle. İnternette vakit geçirmeyi, eşiyle film izlemeyi, dostlarıyla uzun sohbetleri seven, güler yüzlü bir kadın Hülya. Anneliğin her dönem farklı kolaylıklarının ve zorluklarının olduğunu söyleyen Hülya, “Şu anda inanılmaz rahat bir dönemdeyim ama bir hastalıkla allak bullak olabiliyor her sey. Yine de ilk 4 ay annenin bebeğiyle tanışıp alışmasıyla geçtiğinden en zor dönem diye altını çizebilirim.” diyor.

Evden çalıştığı için tüm ev işleriyle kendisi ilgileniyor. Birkaç ayda bir gelen yardımcı dışında temizliğinden, ütüsüne, yemeğine, alışverişine kadar evin tüm ihtiyaçlarını kendi yapıyor. Haftasonları eşinin tüm gün oğluyla başbaşa vakit geçirdiğini anlatan Hülya Hanım, “Ben de o arada uyuyorum, birikmiş işlerimi toparlıyorum ya da en çok özlediğim şeyi yapıyorum: Boş boş oturuyorum. Haftasonları balık pişer bizim evde ve aşçımız yine eşimdir.” diyerek eşinin kendisine yardımcı olmasından duyduğu sevinci ve mutluluğu dile getiriyor.

Oğlunun geleceğini kendi çizdiği hayallerle sınırlamayı asla istemediğini belirten  Hülya, aradaki dengeyi şu sözlerle özetliyor:  “Ben sadece kendini güvende hissedeceği kadar yakınında; ama kendi başına durabileceği kadar da uzağında durmak isterim.”

Oğlu Tuna’nın vurup kıran, itip kakan bir çocuk olarak yetişmediğini söyleyen Hülya Hanım, “Çok güleryüzlü ki bence kadın-erkek herkesin yüzüne en çok yakışan makyaj gülümsemedir. Gece geç yatırmamaya ve şekeri minimumda tüketmesine dikkat ediyorum. İyi beslenmesini ve hayat boyu spor yapmasını çok isterim.” diyor.

Her ne kadar “Her anne gibiyim” dese de Hülya Hanım’ın da çocuk yetiştirmede bir tarzı, disiplin anlayışı var. Birkaç örneğini kendi ağzından dinleyelim: “Bazı kırmızı çizgilerim vardır, kimine göre fazla disiplinli gelebilir. Saat 21.00 dedi mi yatağında olmalı. Kendi kaçta uyursa uyusun. Hemen her gece aynı saatta yatağına yatırırız. Bazen hemen uyur bazen bir saat sonra. Sağlıklı beslenmesi için çok uğraşıyorum. İlk dondurmasını 2,5 yaşında yedi. Çoğu abur cuburu, meyveli sütü vs daha yeni öğrendi. Bu konularda esneklik payım çok az. Ama onun dışında geniş bir anneyim. Bir kere bile uykudan kalktı yelek giydireyim demedim. Geçen kış hava 4 derece iken maraş dondurması yiyordu. Koşma demedim, rahat koşsun diye hep bol altlar ve spor ayakkabı giydirdim. Bir yere tırmanmak istiyorsa indirmedim; poposundan tutup çıkmasına destek oldum.”

Annelik ve iş hayatının aynı anda yürüyebildiğini ancak  mükemmel olmadığını ifade eden Hülya, “Home office işler böyle. Evden çıkıp annelikten uzaklaşınca eminim her şey daha farklı oluyordur.” şeklinde konuşuyor. Türkiye'de doğru bebek taşıma yöntemlerinin kullanımını yaygınlaştırmayı hayal ettiğini söyleyen Hülya Hanım, geleceğe dair hayallerini de bizimle paylaşıyor: “Gelecek e-ticarette” diyen Hülya Hanım, “Beynim hiç durmadan proje üretiyor. Ürün araştırıyorum sürekli. Bebek taşımayla ilgili workshoplar düzenlemekten tutun seminerlere dek uzun bir proje listem var. Umarım hepsinin yapacak enerji bulabilirim.”

www.cocukdayaparimkariyerde.com, 23 Kasım 2011

 

Powered by Web Agency
 

Bu yazıya 1 Yorum yapıldı.

Feed
  1. Röportajı veren kendim değilmişim gibi heyecanla okudum :) Emeğinize sağlık, çok güzel derlemişsiniz.

Yorum yapmak ister misiniz?


    • >:o
    • :-[
    • :'(
    • :-(
    • :-D
    • :-*
    • :-)
    • :P
    • :\
    • 8-)
    • ;-)



    Yeni bir harf grubu için tıklayınız.