Sıra dışı annelik böyle olur! |
| Çarşamba, 21 Aralık 2011 16:14 |
|
Akademisyenlerin, bilhassa da kadın akademisyenlerin eğitim ve araştırma faaliyetleri çoktur, bunu bilmeyen de yoktur. Çocuk varsa tektir, nadir de olsa iki çocuk olduğu görülmüştür. Hal böyle olunca ikiz çocuk annesi, akademisyen, yazar Özlem Hanım’ın üçüncü çocuğunu kucağına almasına çok az bir zaman kala tavsiyelerini, tecrübelerini dinlememek, zamanını nasıl değerlendirdiğini, her şeye nasıl yetiştiğini öğrenmemek, sosyal sorumluluk projelerini anlatmamak olmazdı. Özlem Hanım, 1978 İstanbul doğumlu. Aslında Bulgaristan göçmeni bir ailenin kızı. Başarılı bir öğrenciliğin ardından eğitimine Konya’da Selçuk Üniversitesi’nde İngilizce Öğretmenliği okumuş. Üniversite yıllarında tanıştığı arkadaşıyla evlenmiş. Öğretmenlik mesleğine tutkuyla bağlanan ve işini severek yapan Özlem Hanım, 2005 yılında sevgili ikizleri Ayşe ve Meryem’i kucağına almış. “Kabul edilmiş dualarım” dediği ikizleri ile kendisini kadın, anne, en çok da sıra dışı hissetmiş. Eğitimci olmanın verdiği duyarlılık sayesinde ikiz hamilelerin ve ikiz annelerin yardımlaşmaya, paylaşmaya olan ihtiyaçlarını dikkate alarak sıra dışı annelik sitesini kurmuş.
Şimdi üçüncü çocuğuna hamile olan Özlem Hanım’a ikiz hamileliği ile tek çocuğa hamile olmanın farkını soruyoruz. İkiz hamileliğinde 3-4 aylıkken gece beslenmesine başlanıldığını söylüyor. Malum karın da daha fazla şişiyor. İkiz çocuğu taşımak bile farklı nihayetinde. Doğum sonrası da dinlenme fırsatı bir çocuğa nazaran daha zor. Şimdi rahat bir hamilelik geçiriyor. Sezaryen doğumla anneliğin hissedilmediğinin de altını çizen Özlem Hanım, “Aynı sıkıntıları yeniden yaşar mıyım?” diye sıkıntı çektiğini dile getiriyor. İlk çocukta acemilik çektiklerini ve bunu iki kere yaşadıklarını hatırlatarak, “Bir buçuk yaşına kadar ağladılar. Ama zamanla daha tecrübeli ve bilgili oluyorsunuz.” diyor.
Zaman uzmanıyım “Zamanımı iyi planlıyorum” diyen Özlem Hanım, mesai kavramını avantaja çevirenlerden. Eve istisnalar dışında iş taşımıyor. Site ve kitap projesini uzun zaman önce kafasında tasarlayan ve hayata geçiren Özlem Hanım, bir akademisyen olarak ikizler üzerine çalışılmadığı fark etmiş. Yabancı kaynakların da Türk kültürüyle örtüşmediğini görünce bu konuya el atmış. Çocuklar ilgi istiyor Evde çocukların ilgi beklediğini ifade eden Özlem Hanım, onlarla kaliteli zaman geçirmeye çalıştıklarını söylüyor. İkizlerin zekalarını ve becerilerini geliştirecek oyunlar oynadıklarını, yapboz ve maketler yaptıklarını, sinema izlediklerini, kitap okuduklarını, görsel yönlerini geliştirecek ziyaretler yaptıklarını anlatıyor. Çocuklarım sevdiği işi yapmalı Çocuklarının sevdiği işlerle uğraşmasını isteyen Özlem Hanım, mutlu, sağlıklı ve başarılı olmaları her şeyden önemli. “Sevdikleri işi yaparlarsa başarılı olurlar. Anne babalarının isteğini yapmak isteyip de sağlığını kaybeden çocuklar var!” diyor. Araştırmacı, eğitimci bir anne İkizleri birey olarak gören, düşüncelerini değerli bulan bir anne Özlem Hanım. Kendini bir başkasının yerine koyabilen yani empati yapabilen, milli ve manevi değerlerine bağlı çocuklar yetiştirmeye çalışıyor. Bunları yaparken tatlı sert diyebileceğimiz bir yöntem uyguluyor; yerine göre özverili, otoriter ve rahat bir anne.. Erkek baş ise kadın boyundur
İkizlere ne tür sorumluluk verdiğini soruyoruz Özlem Hanım’a. Bu sene birinci sınıfa giden ikizlerin odalarını toplamak, sofra kurmaya ve kaldırmaya yardım etmek, market alışverişinden sonra alınanları yerleştirmek gibi sorumlulukları var. İş bölümünün önemine değinerek “Her şeye yetişmek zorunda değiliz.” diyor. Kadın akademisyenler daha planlı Akademisyen olunca önceliklerin de farklılaştığına dikkat çeken Özlem Hanım, okumak ve araştırmak için her anı değerlendirdiğini, ev işlerine çok vakit kaybetmemek için zaman zaman yardımcı aldığını belirtiyor. Kadınların akademisyenlikte daha fazla yer almaya başladığını vurgulayan Özlem Hanım, eğitim camiasında kadına önemli görevler düştüğünü, kadınların olaylara duygusal yönden de yaklaştığını, kadın akademisyenlerin daha planlı olduğunu ifade ediyor. Önce annelik sonra kariyer “Annelik, başarılı olmaktan beni daha fazla mutlu ediyor.” diyor Özlem Hanım. Kariyerin gidici, anneliğin kalıcı olduğu görüşünde. Çocuğun anaokulundaki bir gösterisinin bir anneyi, mezuniyet töreninin eğitimciyi duygulandırıp ağlatabildiğini söylüyor. Toplumda farkındalığın arttırılması gerektiğini düşünen Özlem Hanım, bir kadın, anne ve eğitimci olarak toplumun mutlu olması için sorumluluktan kaçmak yerine bir adım atılmasını istiyor. İlerde Sıra Dışı Annelik derneği de kurmak isteyen Özlem Hanım, 40 yaşından sonra kendisini hayır işlerine adamayı düşünüyor. “Geleceğin daha güzel olacağına” inanıyor. “Kardeş aile” projesine ikiz ailelerin birbirine terapi olduğunun da altını çizen Özlem Hanım, “Başka bir ailenin büyümüş ikiz çocuklarını gören, ‘Bizimkiler de büyüyecek’ diye rahatlıyor” diyor. www.cocukdayaparimkariyerde.com, 23 Aralık 2011
|

“İyi şeyler üst üste gelirler; ikizler gibi” sözünü okuduğumda içimi bir sıcaklık kapladı. İkiz çocuk annesi olup da hayata umutla bakabilen bir insan görmenin inanılmaz hafifliği belki de.. Bu anne ki anneliği sıra dışı yaşadığını iddia ediyor ve göçmen ruhunun çevikliğiyle bunu kanıtlıyordu. Tek koltuğa üçüncü çocuğun sorumluluğunu, iki kitabın yazarlığını, akademisyenliği, aynı zamanda sosyal sorumluluk projelerini sığdıran Özlem P. Şinik’i daha yakından tanımaya ne dersiniz?
Sitede “İkiz kardeş olmak istiyorum” ya da “İkiz kardeş ailemi seçmek istiyorum” bölümlerinde “kardeş aile” bulunuyor. Maddi durumu iyi olmayan ikiz ailelerine maddi durumu iyi olan başka bir ikiz ailesi arasında kardeşlik köprüleri kuruluyor. Yine sanal da olsa sıra dışı annelik dernekleri de mevcut. Hayır çarşısı, kan bankası derken ikizlerin, ikiz ailelerinin moralini yerine getirecek röportajlar, anketler ve yazılar.. Aynı duygu ve düşünceyi paylaşan ikizler ve aileleri burada “yalnız olmadıkları”nı anlıyor.
Kalabalık aileyi sevdiğini ve çocukların manevi haz verdiğini anlatan Özlem Hanım, 8 aylık hamile haliyle doktora yapıyor, İstanbul Aydın Üniversitesi’nde derslere giriyor. Yakın zamanda İkiz Hamileliği ve İkiz Anneliği adında iki kitabı çıktı.
Ev işlerinde eşinin yardımcı olup olmadığını soruyoruz. Kendisi gibi akademisyen eşinden bahsetmeden önce benim dağarcığıma yeni bir deyiş kazandırıyor Özlem Hanım: “Erkek baş ise kadın boyundur.” Eşinin destek olduğunu, evi şekillendirenin ise kadın olduğunu vurguluyor bu sözüyle.
özlem p. şinik bu yorumu yaptı
Cumartesi, 10 Mart 2012
Pero Duygu DUMANGÖZ bu yorumu yaptı
Salı, 27 Aralık 2011
Rukiye K. bu yorumu yaptı
Cumartesi, 24 Aralık 2011