Aktif Ziyaretçiler

Şu anda 86 konuk çevrimiçi
Banner Campaign

Siteiçi Arama

Röportaj Tweetleri

Ümit Boyner: "Çalıştığım için suçluluk duygusu bol bir anneyim"

25 kişi tarafından değerlendirildi.
Pazar, 12 Ekim 2008 01:00

Etiketler: Boyner | iş kadını | KAGİDER | pabucaki | TÜSİAD | Ümit Boyner

Ümit Boyner, eşi ve çocuklarıTürkiye'nin en güçlü kadınlarından biri Ümit Boyner. Toplamda 5 çocuğa annelik yaparken koskoca bir şirketin de kasasını yönetiyor. Ayrıca KAGİDER ve TÜSİAD gibi sivil toplum kuruluşlarında da önemli görevler üstleniyor. Önceliği ailesine vermek istese de çalışan annelerin ortak kaderini yaşıyor.

Amerika'da bankacılık okudu. Özel sektörde finans yöneticisi olarak çalıştı. Kick boks yaparken tanıştığı Cem Boyner'le yaptığı evlilik 'planlanmamış' bir yaşam çıkardı karşısına. Boyner Grubu'nun kasasının müdürü oldu. 21 yıldır iş hayatında olan Ümit Boyner, çalışan annelerin ortak kaderini yaşadı; çocuklarına yeteri kadar zaman ayıramadığı için suçluluk duydu. Yoğunluktan hayallerine ve hobilerine de zaman ayıramayan Boyner, tatillerde evinin hanımı oluyor; mutfağa girip yemek pişiriyor, eşi ve çocuklarıyla dalıp su altı filmi çekiyor. Çocuklarla çatışınca da karşılıklı karakter testi çözüyor.

 Niye kariyere bankacılıkla başladınız?

Sanırım finansı sevdiğim için. Zaten bankacılıktan sonra özel sektörde çalışmaya başladığımda hep finansman yöneticiliği yaptım. Hiç pişman değilim ama mesela büyük oğlum üniversiteye hazırlanıyor şimdi. Ne bileyim, şimdi dese ki, ’’Ben iyi bir şef olmak istiyorum’’, hiç yadırgamam. Teşvik de ederim.
Eskiden tabii böyle değildi. Herkes doktor ya da avukat olmak ister, bu meslekler kabul görürdü... Ben de doktor olmak istemiştim mesela. Bizim zamanımızda insanlar ya doktor, ya avukat ya da işadamı olurdu.

Cem Boyner’le evlendikten sonra sizi Boyner Holding’de önemli bir koltukta gördük. Bu nasıl oldu?

Açıkçası ben başta istememiştim. Kayınpederim Osman Boyner, bana yabancı bir bankadan önemli teklif geldiğini duyunca, "Eğer çalışacaksan, o zaman bizim grupta çalış" diye ısrar etti ve öyle girdim aile şirketinde çalışmaya.

Aile şirketinde çalışmaktan dolayı rahatsız oldunuz mu başlangıçta?

Başta rahatsız oldum tabii. Onun için de çok çabaladım, kendimi çok göstermeye çalıştım. Çok sorumluluk aldım. Ne bileyim, işten erken çıkmadım. Yemekhanede yemek yedim filan. Yani hiçbir şekilde özel statü havası vermedim.

Boyner Holding’de yaptığınız işi anlatır mısınız?

Hazineyi kurduk. Gurubun bütün finansman işlerini merkezi hale getirdik. Kriz dönemlerinde bunun çok faydasını gördük.

Holding'deki çalışma temponuz nereye kadar gidecek böyle?

İşkolik ölmeyeceğim. Bunu biliyorum. Ama şimdi sabah 9, akşam 5 çalışıyorum. Kesinlikle daha fazla seyahat edebilmek, daha çok konsere gitmek isterim.

Peki zor mu iş hayatında kadın olmak?

Ben böyle bir şey hissetmedim. Bazen iş hayatında bir pozisyona eleman alınacakken, erkek tercih edildiği oluyor. Çünkü kadınların doğum yapıyor olması negatif ele alınıyor mesela. Ben bunun çok mücadelesini verdim. Bir de şunu hatırlıyorum: İlk işe yabancı bir bankada başlamıştım. Bir gün bana o bankadaki Türk yönetici, ’’4 yıl sonra nerede olmak istiyorsun’’ diye sordu. Ben de ’’sizin yerinizde’’ gibi bir cevap vermiştim. Bunun üzerine, ’’Öyle kolay kolay bu olmaz. Türkiye’’de hiçbir erkek bunu kabul etmez’’ demişti. Ama şimdi gerçekten yönetim seviyesinde çok kadın görmeye başladık. Özellikle servis sektöründe insan ilişkileri kuvvetli olduğu için kadınlar erkeklerden daha başarılı oluyor.

İşle ilgili sizi dinler mi Cem Bey?

Benim fikirlerimi dinler. Cem’le yapılarımız çok farklı. Eşim iyi bir lider. Çok güzel hedefler ortaya koyar. Onun için de zannediyorum aramızda öyle bir takım oyunu kurabildik. Karı kocanın birlikte çalışması kolay bir şey değil. O disiplini, kuralları baştan koymanız lazım. Ben hep finansmanda kaldım mesela. Hiçbir zaman Cem’’in faaliyet alanına, pazarlamaya girmedim. Ama zaman zaman reklam toplantılarına çağrılıyorum ve bu hoşuma gidiyor.

Nasıl bir yöneticisiniz?

21 yıllık iş hayatımda en fazla yapmaya çalıştığım şey, karşıdakinin yerine kendini koyabilmek. Bu hayata çok boyutlu bakabilmenizi, insanlara çok boyutlu bakıp daha ılımlı yaklaşabilmenizi sağlıyor. Bir de çalışkanım.
 
İş hayatında kadın olmanın dezavantajlarını yaşadınız mı?

İş hayatıma yabancı bir bankada başladım. Kadın olmanın dezavantajını hiç yaşamadım. Sanırım şanslı biriyim. Bunu yaşayanlar daha çok girişimciler oluyor. Finansman kaynağı bulmakta zorlandıklarını duyuyorum. Ama profesyonel iş hayatında Türkiye’deki kadınların Avrupalı hemcinslerine göre daha farklı zorluklarla karşılaşmadıklarını görüyorum.
 
Peki neden kadınların işgücüne katılımı gittikçe düşüyor?

Türkiye’de hala ciddi bir işsizlik sorunu var. Kadınlar da bundan önemli ölçüde etkilendiler diye düşünüyorum. Bazı işyerlerinde özellikle erkek çalışanlar isteniyor. Kadının evlenmesi ve çocuk yapacak olması bir sorun olarak görülebiliyor. Hiç doğum yapmamış kadınlara bu yüzden şüpheyle bakılıyor. Kadın işverenlerde bile böyle bir yaklaşım var. Bunların değişmesi gerekiyor, ancak bu bir süreç.

Ümit Boyner ve çocukları Kilyos sahilindeÜmit Boyner nasıl bir anne?

Ben çalışan anne olduğum için suçluluk duygusu bol olan bir anneyim. Bazen çok disiplinli bazen de çok yumuşak olabiliyorum. Onlarla arkadaş olmaya çalışıyorum. Birlikte spor yapıyoruz. Birlikte dalıyoruz. Kalabalık bir çocuk grubumuz var. Maceradan hoşlanıyoruz. Ayvalık'ta beraber yürüyüş yapmaktan keyif alıyoruz. Eğlenceli bir anneyim. Büyük oğlum 18 yaşında ve üniversiteye hazırlanıyor. Şu aralar elimde olmadan onunla çatışıyoruz. Kendimi bu konuda çok terbiye etmeye çalışmış olsam da ondan beklentilerim var. Onun da benden beklentileri var. Ortak bir noktaya gelmeye çalışıyoruz. Çocuklarına yol göstermeye çalışan bir anneyim. Bazen gösterdiğim yolu beğenmezlerse, kızıyorum. En büyük çatışma burada oluyor. Sürekli karşılıklı karakter testi yapıyoruz.

Bu kadar yoğun bir tempoda günlük programınızı nasıl yapıyorsunuz?

Programım günlük ihtiyaçlara göre değişiyor. Hayatımı belli bir haritaya koyduğumu söyleyemem. Günlük ihtiyaç neyi gerektiriyorsa, ona önem veriyorum. En büyük önceliğim ailem ve çocuklarım. Öldüğünüz zaman yaptığınız işlerden öte, nasıl çocuklar yetiştirdiğiniz ve nasıl bir aileye sahip olduğunuz önemli. Bir insanın bıraktığı en önemli mirasın çocukları olduğunu düşünüyorum. Çocuklarıma ve eşime doğru ve kaliteli bir zaman ayırmaya çalışıyorum. Zor oluyor, ama öncelikleri belirlemek gerekiyor. 

İş ve özel hayat arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz?

21 yıldır çalışıyorum. Sabah kalktığımda gidecek bir yerim olmazsa, ne yaparım bilemiyorum. Gün içindeki hayatım işe göre ayarlanmış durumda. STK’larla ilgili çalışmalarım ya sabah erken saatlerde ya da akşam iş çıkışlarında oluyor. Mümkün olduğu kadar planlı olmaya çalışıyorum. Geri kalan zamanlarımda seyahat ediyorum ve aileme vakit ayırıyorum.

Ailenizle birlikteyken neler yaparsınız?

Şehir hayatı yapacağınız şeyleri kısıtlıyor. Tembel tembel film seyretmenin ötesinde çok fazla bir şey yapamıyoruz. Zaman zaman kültürel etkinliklere, konserlere gitmeye çalışıyoruz. Zevkler konusunda çatışma çıkabiliyor, ama birbirimize ayak uydurmaya çalışıyoruz. Tatillerimizde doğanın içinde olmaya önem veriyoruz. İstanbul dışında Ayvalık’ta da bir hayatımız var. Yazları kışa göre daha fazla tatil yapıyoruz.
 
Gelecekle ilgili hayalleriniz neler?

Emeklilik ve seyahat. Hiç görmediğim yerlere gitmek istiyorum. Merak ettiğim yerler var. Patagonya’yı, Moğolistan’ı merak ediyorum. Ama en önemlisi bir gün bunu yapmaya karar verdiğimde kendimle ilgili “doğru bir insan oldum, doğru şeyler yaptım, doğru çocuklar yetiştirdim, bazı konularda fark yarattım” demeliyim. Bunu söyleyebilmek en büyük hayalim. Yoğunluktan hobi geliştiremiyorum. Emekli olunca, su altında çektiğim filmlerin rejisörlüğünü yapmak istiyorum.
 
Sizin hayattaki rol modeliniz kim?

Genelde idealist kadınlara hayranlık duyuyorum. Elena Roosevelt gibi... Belli bir pozisyona geldikten sonra toplum için bir şeyler yapan kadınlar bana daha enteresan geliyor.

En iyi yaptığı yemek Pabucaki

Ümit Boyner, memleketi Ayvalık'ı eşi Cem Boyner'e de sevdirmiş. Şimdi her fırsatta Ayvalık'ın yolunu tutuyorlar. Cunda'daki evleri onlar için bir inziva mekânı demek. Zeytin, enginar, biber, domates ve patlıcan yetiştiriyorlar. Mercanköşk, kekik yetiştirdikleri küçük bir baharat bahçeleri bile var. Ümit Boyner, İstanbul'da iş yoğunluğundan yapamadığı yemekleri Cunda'daki evde pişiriyor. "Yemekle aram iyi. Pişirmeyi çok seviyorum. En iyi yaptığım yemek Ayvalık'a özgü pabucaki" diyor. Tarifini ise şöyle anlatıyor: "Patlıcanları önce haşlıyorsun. Ardından kabuğunu çıkarıyorsunuz. Kabukları hafif yağda kızartıyorsunuz. Patlıcanların içini de tulum peyniri, zeytinyağı ve yumurtayla karıştırıyorsunuz. Hazırladığınız içi kızartılmış kabuğa sürüp fırınlıyorsunuz." Ümit Boyner'in ailesinden ötürü zeytine ve zeytinyağına da merakı var. "Zeytinyağının kokusundan anlarım. Asit miktarı kokusundan belli olur" diyecek kadar uzmanlaşmış.


Kaynaklar: www.kigem.com-Şelale Kadak; Milliyet Business-Eylem Türk; www.inteksiletisim.com

 

Bunu da okuyun  

TÜSİAD'ta Ümit Boyner dönemi başladı 

Ümit Boyner:  "Dışarıda iş kadını, evde anne olmak bana çok doğal geliyor"

 

Powered by Web Agency
 

Bu yazıya 3 Yorum yapıldı.

Feed
  1. Ümit Hanıma katılıyorum, ben de çocuklu annelerin çalışmaması taraftarıyım.
  2. Bir ülkenin ilerimi gerimi olduğunu anlamak için kadınlarının ekonomideki siyasetteki sivil toplum kuruluşlardaki sanataki eğtimdeki katılım oranına bakarak anlamak mümkündür kadınlarımız ne zamanki önde yürürler bayrağı taşırlar işte ozaman altın çağ başlamış demektir
    (BAYRAĞINI başkalarına taşıtanlar bir gün taşıyanların egemenliğine girerler)(ÖZLERİYLE BİR OLANLAR SÖMÜRÜLENLERE ÖRNEK LİDER OLURLAR
  3. Kadınların da bu konuma gelmeleri beni fazlasıyla sevindiriyor.Yolunuz açık olsun.Ayrıca bugünkü gazetede çıkan beyanınızda da çok haklısınız.
    Bilhassa İmam Hatip okullarının İmam yetiştirmediği aşikar...Bu okulların da devlet liselerine dönüştürülmesi gerekmektedir.
    Konuşmalarınızı açık ve kararlı bir şekilde yürütmeniz dileğiyle saygılar sunarım.

Yorum yapmak ister misiniz?


    • >:o
    • :-[
    • :'(
    • :-(
    • :-D
    • :-*
    • :-)
    • :P
    • :\
    • 8-)
    • ;-)



    Yeni bir harf grubu için tıklayınız.