Tarihi saatler aleminde bir kadın usta |
Milli Saraylar’da araştırma görevlisi olarak çalışmaya başlayan Şule Gürbüz, saatlerin mekaniğine ilgi duyunca, bu işin ustası Recep Gürgen’den beş yıl boyunca eğitim aldı. O artık Türkiye’nin ilk kadın saat tamircisi. Saat merakımız Osmanlı’ya kadar dayanıyor. Özellikle 1574’te tahta çıkan III. Murat’ın saltanat dönemi, saraydaki saat merakının en üst seviyeye çıktığı zaman. Bu merak doğrultusunda Batılı saat yapımcıları zanaatlarını bu coğrafya da göstermiş. Osmanlı sarayı ustaların elinden çıkmış saatlerle dolu. İşte yüzyıllar öncesinden miras kalan bu saatlerin bakımını ve onarımını da Türkiye’nin ilk kadın saat tamircisi olan Şule Gürbüz yapıyor. Şule Gürbüz, araştırmacı olarak girdiği Milli Saraylar Daire Başkanlığı’nda saatlerin mekaniğine ilgi duyunca, Osmanlı’nın son saray saatçisi Wolfgang Meyer’in öğrencisi Recep Gürgen’den saat tamirciliğini öğrendi. İkili son olarak Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi’nde açılan ‘Zamanın Görünen Yüzü: Saatler’ sergisinde bilimsel danışmanlık yapıyor. Bu yaptığım da felsefe Şule Gürbüz durumu şöyle açıklıyor ‘Sarayda saat atölyesi yoktu ve saatler çalışmıyordu. O şekilde başladı. Bir de sessiz sakin, kendi başıma çalışabileceğim bir atölye ve bir terbiyeden geçmek istememin neticesi esasında bu durum. Ciltçi de olabilirdim ama saat tamircisi oldum, en güzeli de oldu. Ama bu bilerek ve isteyerek olan bir şey değildi bir yerde bir kader gibi aslında.’ Gürbüz’e felsefe, sanat tarihi ve müzik okuduğunu hatırlatmamız üzerine verdiği cevap ise mesleğine duyduğu sevginin büyüklüğünü anlatıyor. ‘İnsan bir şeyi gerçekten öğrenmişse ve içselleştirmişse yaptığı her işte birikimini zaten kullanır. Aldığım eğitimlerin burada daha tahammüllü olmaya, yaptığımı anlamaya, çabamı esirgememeye katkısı olmuşsa zaten felsefe yapıyorumdur. Bu işin çok az göreni var, sanki bir saat tamircisi için çok daha az bir eğitim yeterliymiş gibi. Aslında ne kadar çok donanıma sahipseniz o işi o kadar yukarıya taşırsınız. Bugün ben daha iyi matematik, fizik ya da başka ilimler bilseydim daha iyi bir saat tamircisi olabilirdim’ diyor. Saat kulesinden düştü Yetişme süresince çeşitli alet edevatla, kimyasalla, saat kuleleriyle uğraşırken başına kazalar da gelmiş. Kaza ve belanın tamirat yapan insandan eksik olmadığını söyleyen Gürbüz şöyle konuşuyor: ‘Başlangıçta acemilikten, saatlerin gücünün ne kadar olduğunu bilmemekten bu tür kazalar oldu. Ellerim yandı, saat kulesinden düşüp omzumu kırdım ama bu, mesleğin zorluğundan değil benim beceriksizliğimden dolayı oldu.’ Başkaları da benim gibi bu işe talip olur Gürbüz, Dolmabahçe Sarayı’na ait 193 saatin yarısından fazlasını ustasıyla beraber tamir etmiş. İkili, köşk ve kasırlara, camilere ve azınlık okullarına ait saatleri de onarmış. Dolmabahçe Sarayı’ndaki saatlerin genellikle 18 ve 19’uncu yüzyıldan kaldıklarını anlatan Şule Gürbüz, Topkapı Sarayı’nda 16’ıncı yüzyıldan kalma saatler olduğunu söylüyor. ‘Burada çok değerli saatler gördüm. Benim de en beğendim Osmanlı saat ustaları ve eserleri’ diyor. ‘Sizden sonra bu işi kim yapacak?’ sorusuna verdiği cevap ise çok anlamlı ‘Nasıl ben bu işe talip olduysam başkaları da olur. Bir tane düzgün yetişmiş birisi bile bu işi devam ettirebilir. Erdemi sırf başkalarında övmeyelim, kendimiz de talip olalım. Bu konuda çekincem yok’ diyor. Son yetişen saat ustası bir kadın Şule Gürbüz, Milli Saraylar Daire Başkanlığı’nın Saat Bölümü’nden sorumlu genç bir sanat tarihçisi. Türkiye’de sanat tarihi ve konservatuar, Londra’da da felsefe eğitimi alan Gürbüz’ün aklında saat tamircisi olmak yoktu. Ta ki, okulunu bitirip saatlerle ilgili araştırma yapmak için Dolmabahçe Sarayı’na girene kadar. Gürbüz, saatlerin mekaniğine ilgi duyunca, Osmanlı’nın son saray saatçisi Wolfgang Meyer’in öğrencisi Recep Gürgen’den beş yıl süren bir eğitim aldı ve saat tamirciliğini öğrendi.
|

Milli Saraylar’da araştırma görevlisi olarak çalışmaya başlayan Şule Gürbüz, saatlerin mekaniğine ilgi duyunca, bu işin ustası Recep Gürgen’den beş yıl boyunca eğitim aldı. O artık Türkiye’nin ilk kadın saat tamircisi. 
Bu yazıya 0 Yorum yapıldı.