Aktif Ziyaretçiler

Şu anda 71 konuk çevrimiçi
Banner Campaign

Siteiçi Arama

Çalışan Kadın Tweetleri

"Bir çocuk büyütmek, kırk bin nüfuslu ilçeyi yönetmekten zor"

0 kişi tarafından değerlendirildi.

Türkiye’nin ilk kadın kaymakamı Özlem Bozkurt Gevrek, 2006’dan beri Ankara’nın Kazan ilçesinde görev yapıyor. İlk zamanlarda kendisine ‘Kaymakam Bey’ diye hitap edilen Gevrek, kadın kaymakamın ilçede kız çocuklara model olduğunu söylüyor.

Özlem Hanım, 1967 İstanbul doğumlu. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümü mezunu. 1991 yılında kadınlara ilk kez kaymakamlık hakkı tanınmasıyla İçişleri Bakanlığı’nın açtığı sınavı kazanarak 1992 yılında Türkiye’nin ilk kadın kaymakam adayı olarak göreve başladı. Değişik ilçelerde yaptığı üç yıllık kaymakamlık adaylığının ardından İngiltere’de İngiliz İdari Sistemi üzerine eğitim aldı. 1995 yılında Çankırı’nın Orta ilçesinde kaymakamlığa başladı. Ardından sırasıyla Ağrı’nın Hamur, Erzurum’un Ilıca ve Ankara’nın Ayaş ilçelerinde kaymakamlık yaptı. Özlem Bozkurt Gevrek, Şubat 2006’dan beri Ankara’nın Kazan ilçesinin kaymakamı.

Türkiye’nin ilk kadın kaymakamısınız. Göreve gittiğiniz yerlerde nasıl karşılandınız?

Cumhuriyet kurulduktan yaklaşık yetmiş yıl sonra atanan ilk kadın kaymakam olmak farklı bir şey. Gittiğiniz yerlerde anlayış farklılığıyla yüz yüze geliyorsunuz. İnsanlar dert anlatırken gözümün içine baka baka “Kaymakam Bey” diyorlardı. İlk başlarda şüpheyle karşılanıyorsunuz, makam şöförünüzden vatandaşa kadar herkes sizi izliyor, işinize gerçekten vakıf mısınız anlamaya çalışıyorlar. Bir de insanlar genelde kaymakama sorunlarıyla geliyor. Sorunlarına çözüm ürettiğinizde onlar için kadın ya da erkek olmanız fark etmiyor. Size güveniyorlar bir süre sonra. Örneğin burada bana güvenirler; bilirler ki yapılabilecek bir şey varsa yaparım, bir şey yapamıyorsam o zaten olmayacak bir şeydir.

Görev yaptığınız yerlere kadın kaymakam olarak ne kattığınızı düşünüyorsunuz?

Kırsal kesimlerde kadının yeri öküzden sonra gelir derler ama aynı zamanda okumuş kadına büyük saygı duyarlar. Oradaki kadınlar bana gösterilen saygıyı görünce kendi kızları için çok geç olmadığını düşündüler. “Benim kızım da okur, kaymakam olur, böyle saygı görür. Neden olmasın?” dediler. Görev yaptığım yerlerde kız çocukların okullaşma oranının arttığını ben bizzat gözlemledim. Örnek olup bir kız çocuğun daha okutulmasını sağladıysam ne mutlu bana. Kadın kaymakam, okula giden kız çocuklar için de önemli bir sembol. Görev yaptığım yerlerden birinde milli eğitim müdürü anlatmıştı; okulda çocuklara mesleki rehberlik testi yapıyorlar, ben geldikten sonra kız çocuklar arasında kaymakam olmak isteyenlerin sayısı yüzde 20-30 civarında artmış. Çocuklar benden önce bu kadar yetkiye sahip bir kadın görmemişler. Hatta Güldal Akşit’in bana anlattığı bir şey var: Ben Erzurum Ilıca’da görev yaptım. Oradaki görevimden ayrıldıktan bir süre sonra  Güldal Akşit bakan olarak o bölgeye ziyarete gitmiş. Okulda çocuklar onu görünce “Kaymakam geldi! Kaymakam geldi!” diye bağırmaya başlamışlar. Tabii çocuklar o güne kadar devlette yetkili bir kadın olarak bir tek kaymakamı görmüşler, her gördükleri yetkili kadını da kaymakam sanıyorlar. Bir de kadınların kadın kaymakama dert anlatmaları daha kolay oluyor. Erkekler bir şekilde herkese anlatıyorlar dertlerini. Ama kadın bir kaymakamla o ilçedeki kadınların devletle olan iletişimi daha güçlü oluyor.

İşiniz ev hayatınızı nasıl etkiliyor?

Kaymakamlığın haftasonu, bayramı yok. Ama kaymakam da olsanız, evde siz de kadınsınız sonuçta. Toplumumuzda çalışan bir kadın da olsanız ev işleri asli göreviniz olarak görülüyor. Eşiniz anlayışlı ve eğitimliyse size yardımcı oluyor. Ama adı üstünde “yardımcı” oluyor işte. Evlenince kadınların üstüne çok fazla sorumluluk yükleniyor, hatta birçok kadın evdeki işlerden kaymakam ya da başka bir şey olmaya fırsat bulamıyor. İşin içine çocuk girince sorumluluklar da bir kat daha artıyor. İki yaşında bir kızım var. Uykumdan, kendi zevk aldığım şeylerden fedakarlık etmek zorunda kalıyorum. Çocuk büyütmek hiç kolay değil. 15 yıllık kaymakam, 2 yıllık anneyim. Bir çocuk büyütmek, kırk bin nüfuslu ilçeyi yönetmekten zor.

Anne olmanızla iş hayatınızda bir değişiklik oldu mu?

İş hayatında yıllar geçtikçe insan ister istemez profesyonelleşiyor. Ölümle, yangınla, iyi kötü birçok şeyle karşılaşıyorsunuz ve kontrollü olup işi çözmek zorunda kalıyorsunuz. Bu yüzden bazen duygularınızı arka plana itiyorsunuz. Ama duygularınızı uzun süre saklamak zorunda kalınca içinizdeki insani taraf törpüleniyor, bu o kadar da iyi bir şey değil. Ben çocuğum olunca, yıllar içinde profesyonelleşirken aynı zamanda ne kadar erkekleştiğimi de anladım. Önceden bir köy okulunun öğretmeni doğum izni alınca “Bu da nereden çıktı, o kadar çocuk öğretmensiz ne yapacak?” diyordum, kaymakam tarafım ağır basıyordu. Ama şimdi o köy öğretmenini de anlıyorum.

Kaynak: Uçan Süpürge

 

Powered by Web Agency
 

Bu yazıya 0 Yorum yapıldı.

Yorum yapmak ister misiniz?


    • >:o
    • :-[
    • :'(
    • :-(
    • :-D
    • :-*
    • :-)
    • :P
    • :\
    • 8-)
    • ;-)



    Yeni bir harf grubu için tıklayınız.