Serap Elibol, 27 yıldır maden ocağında |
|
Maden ocağında çalışan kadın gördünüz mü hiç? Yerin yüzlerce metre altında işçilere sürekli 'Çocuklar dikkatli olun!' uyarısını yapan anne şefkatinde bir maden mühendisi o. Türkiye Taşkömürü Kurumu'nda 27 yıldır çalışan Eğitim Başmühendisi Serap Elibol'dan bahsediyoruz. Madenciler arasında 'Serap abla' olarak bilinen mühendis Serap Elibol (56), Türkiye Taşkömürü Kurumu Üzülmez Müessesesi'nde 1984 yılında işbaşı yapmış. Yerin yüzlerce metre altındaki işçilerin hem anası hem ablası gibi. Elibol, "Hiç aklımda olmayan bir meslekti. Kader beni buraya itti. Ama işimi çok seviyorum. İşçilerle aramız çok iyi. Beraber ocağa giriyoruz. Aramızda anne-evlat, abla-kardeş ilişkisi var. Ben onları severim, onlar da beni sayar. Ocakta onlara mutlaka 'önce iş güvenliğinizi sağlayın' öğüdünde bulunurum." diyor. 22 yıllık maden işçisi Nevzat Uçkun, Serap Hanım'ı yıllardan beri tanıyan işçilerden biri. Maden ocağında kadın patronun varlığını önemsiyor ve bunun gerekçesini şöyle sıralıyor: "Serap Hanım'ın ocağa girmesi güzel bir şey. Çünkü kadınlar işçiye karşı daha şefkatli." Hazırlık servisi maden teknikeri Alaattin Kara da, Serap Hanım'ın çalışma azmine ve işçilerle iletişimine hayran olanlardan. Bir kadının madene inip çıkmasının yadırganacak bir şey olmadığını düşünüyor. "Ocakta hiç kadın çalışır mı denildiğinde ben her zaman Serap Hanım'ı örnek gösteriyorum. Kuyu başında işçilere sürekli eğitim verir, ocağa girip çıkan işçileri çevre temizliği, giyim-kuşam, iş güvenliği ve maske takma gibi basit ama hayati konularda sürekli uyarır." diyor. Ailesinin madende çalışan tek üyesiZonguldak denilince hiçbir hane yoktur ki, madenlerde çalışmayan ferdi olsun. Ama Serap Hanım'ın ailesinde gerçekten madende çalışan kimse olmamış. O bu boşluğu dolduran ilk kişi. İnsanların bu duruma ilk zamanlarda şaşırdığını anlatıyor. Elibol, "Ailede madende işe başlayınca şaşkınlık oldu ama hiç tepkiyle karşılaşmadım. Çevremden zaman zaman 'Hiç korkmuyor musun?' sorusuna muhatap oluyorum. Korkuyu aklımıza getirmiyoruz. Korkuyu düşünsek ocağa giremeyiz zaten." diyor. Serap Elibol, ocak kazalarında devlet ya da işverenden çok işçinin eğitimi ve duyarlılığının önemine dikkati çekiyor: "Aslında devlet ya da işverenin hatası diye bir şey yok. Ama herkes daha dikkatli ve duyarlı olursa daha az kaza olur. Ve anneler daha az ağlar. Ben madende çalışan biri olarak bunu sağlamaya çalışıyorum. Bu ocakta benimle beraber bir başmühendis bir de tekniker olmak üzere 3 kadın çalışıyoruz." Eşi de aynı ocaktaKader sanki Serap ve Zeki Elibol çiftinin yolunu hep birleştirmiş. Önce Zonguldak Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi'nde tanışmışlar. Mezun olduktan sonra evlenmeye karar vermişler. İki yıl arayla da aynı kurumda çalışmaya başlamışlar. Serap hanım, 1984'te mühendis olarak işbaşı yapmış, Zeki bey maden teknikeri. O gün bugündür aynı ocaktalar. |

Bu yazıya 0 Yorum yapıldı.