İş ve kariyer evliliği engelliyor |
|
Psikolog Ceyda Subaşı, soyun devamı, çocuk sahibi olma, cinsel ihtiyaçları giderme, maddi ve manevi güvence gibi nedenlere bağlı olarak yapılan evliliğe bakışın günümüzde değiştiğini belirtiyor. Artık Türkiye'de geçmişte olduğu gibi 18 yaşına kadar evlenmeyen kızlara "evde kaldı" gözüyle bakılmadığını dile getiriyor. Eğitim düzeyinin yükselmesi, kadınların da çalışma hayatında yerini alması ve erkeklerin kariyer sahibi olması gibi nedenlerle evliliğin ertelendiğini belirtiyor. Psikolog Subaşı, "Özellikle kırsal kesimdeki kadınlar, aileden gördükleri baskı, ekonomik sıkıntılar ya da yaşam koşullarından mutlu olmadıkları için arayışa giriyor ve en kısa yoldan evliliğe yönlendiriyorlar. Ancak, büyük kentlerde hem erkekler hem de çalışan kadınlarda evliliğe karar verme yaşı artıyor." diyor. Erken yaşta yapılan evlilikleri avantajlı bulan Subaşı, çiftlerin, kişilik gelişiminin benzer dönemlerden geçtiğine, karşılıklı beklentileri yerine getirirken daha anlayışlı, uyumlu ve esnek davrandıklarına dikkat çekiyor. İlerleyen yaşlarda daha seçici davranılıyor İlerleyen yaşlarda hem kadınlar hem de erkekler daha seçici davranıyor. Kişi artık ten, saç ve göz renginden fiziksel görüntüsüne, karakteri, aile yapısı ve çevresine kadar birçok konuyu dikkate alıyor. Bu da evlilik zamanının geçmesine neden oluyor. Halk arasında söylendiği gibi 'armuda saplı, üzüme çöplü' deniliyor. Kafalarında oluşturdukları eş hayalini gerçek yaşamda bulamayanlar arayışı sürdürmekte ısrar edince geç kaldığının farkına varmıyor. Ayrıca, ideal evlilik yaşı geçtiğinde, kişinin doğacak çocuklarıyla kuşak çatışması daha yoğun oluyor ve iletişim zorlaşıyor. Geç kalınan evliliklerde, kişinin yaşam koşullarının değişecek olması, özgürlüğün kısıtlanması gibi gerekçeler ön plana çıkıyor. İlerleyen yaşta daha kalıplaşmış bir yaşam ve düşünce şekli karşımıza çıkıyor. Yeni bir insanı tanımak, ona güvenmek daha çok zorlaşıyor. Kişinin de buna gücü ve isteği kalmıyor. |

Bu yazıya 0 Yorum yapıldı.